Evliliklerin bütün semavî dinler tarafından ısrarla desteklenmesi ve özellikle de İslam dinince kutsal sayılıp, teşvik edilmesi sebepsiz değildir. Evlilik; hayatı birlikte paylaşma, güçlükleri birlikte göğüsleme ve mutluluğu da birlikte yaşama anlayışıdır. Bir anlamda evlilik, maddi ve manevî bir direnç, bir güç ve zorluklara karşı bir kuvvettir.
Dolayısıyla huzurlu bir evlilik, insan yaşamını ve özellikle ile sağlığını olumlu etkilemektedir. Yalnız kalmış, mücadelede zayıf düşmüş, üzüntü ve problemlerin içinde boğulmuş insan için ise, her türlü zararlara karşı davetiye çıkarılması demektir. Bu, insanın ruh sağlığını bozup, hayat mücadelesinde erken pes etmesine zemin hazırlamaktadır.
Fransa’da seksen yaşın üzerinde olan beş yüz çift üzerinde yapılan araştırmada uzun ömürlü olmanın sırlarına ulaşılmak istenmiştir. Uzun ve sağlıklı yaşamanın temelinde en önemli sebep olarak, mutlu bir evliliğin olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan araştırmanın en ilgi çeken yanı ise, bu mutlu ve uzun ömürlü çiftlerin, orta veya daha alt sınıfa ait oldukları, devamlı surette zor işlerde çalışma yaptıkları anlaşılmıştır. Bir başka ifadeyle, küçük imkanlarla mutlu olmasını bilip, hayatın çok büyük üzüntüleri altında ezilmedikleri ortaya çıkmaktadır.
Huzurlu ve mutlu bir evliliğin, ömrü neden uzattığı konusunu ise şöyle özetlemek mümkündür:
1. Aile, insanları koruyan ve ona layık olduğu değeri veren yerdir. Bu da insanın psikolojik sağlığına olumlu katkı yapmaktadır.
2. Rahat edecek ve sığınacak bir yerin varlığı insana emni yet vermektedir. Bu da çeşitli korkuları engelleyen en büyük siperdir.
3. Sıkıntılı ve problemli anlarda, dertleri paylaşacak ve te selli edecek birilerinin varlığı, kişi için çok büyük bir rahat lama getirmektedir.
4. Sahip olduğunuz yeteneklerinizi, ilginizi ve zevklerinizi paylaşacak olan insanların varlığı en büyük zenginliktir.
5. Geleceği birlikte planlamak, hedefe birlikte yürümek ve ortak idealler etrafında toplanmak, insana güç katar, yaşama direncini arttırır.
6. Ev, insan stresini düşüren, teselli eden ve huzur veren bir okul gibidir.
7. Manevî duyguların paylaşıldığı mekânlar, insana büyiik
bir huzur verir.
8. Psikolojik bunalımların arttığı günümüzde, bu hastalıklarla mücadelenin temel nedeni yalnızlıktan kurtulmaktır. Aileler, insanların psikolojik bunalıma düşmelerini engelleyen en önemli tedavi merkezleridir.
9. Hiçbir insan sevgi, saygı, şefkat, merhamet ve ilgi gibi manevî duyguları ailesi kadar hiçbir yerde yaşayamaz.
10. Çocuk zevkini yaşamak, eşlerin duygusal ilgisini bulmak, akraba desteğini görmek ve dayanışma gücü elde etmek, aileye has olan ayrıcalıklardır. Çağımız insanı, adeta bir sığınak yeri olan evinde huzuru ve sessizliği aramakta, kafasını dinlemek istemektedir. Bu yüzden geniş ve ferah olan huzur dolu evin önemi, günümüzde daha da artmıştır. Cenab-ı Hak, evleri birer huzur bulma ve dinlenme yeri olarak, insanlara bağışladığını ifade buyurmaktadır.
“Dünyanın cenneti” olarak adlandırılan evler, insanın maddî ve manevî huzurunu, sağlığını temin eden, geleceğine güvenle bakışını sağlayan mekânlardır. İşte ömrü uzun eden sır da budur.
