Hocanın Şahsiyet ve Mesleki Özellikleri

By | 1 Ağustos 2019

a)   Hocanın Ahlaki Özellikleri

 

İbn Cemaa’ya göre, hareket ve davranışlarında ağırbaşlı, öl­çülü, mutedil, yumuşak huylu ve mütevazı olması gereken ho­cada Allah korkusu ve Allah’tan gelene razı olma anlayışı huy haline gelmelidir. Keza o, sahip olduğu bilgiye uygun davranan ve peşin hüküm vermekten de kaçınan bir kimse olmalıdır.

b)   Dini Özellikleri

İbn Cemaa, hocanın üstün ahlaki vasıflara sahip olması ge­rektiğini söyler. Ayrıca o, hocanın dini prensip ve kaideleri ye­rine getirmesini ve sahip olduğu bilgiye uygun davranmasını da belirtir. Çünkü hoca gerek okulda, gerekse cemiyette kendi­sine uyulan örnek şahsiyettir. Bu sebeple hocaların büyük bir sorumluluk taşıdığını belirtir. Şu halde hocalar, özelikle çocuk­lar tarafından taklit edildiklerinin şuurunda olmalı, hareket ve davranışlarını buna göre ayarlamalıdır.

Devamlı tövbe, ihlas, takva, sabır, rıza, kanaat, maddeye esir olmamak, tevekkül, tutumluluk’ kalp doğruluğu, hüsn-ü zan, hoşgörü, ihsan, şükür, güzel ahlak, hayâ, şefkat ve Allah sevgisi.

c)   Mesleki Özellikleri

Kendini iyi yetiştirmesi gereken hocanın devamlı olarak bilgisini artırması, branşında yazılan eserleri ve eğitimle ilgi­li yenilikleri yakından takip etmesi gerekir. Çünkü yükselme­yen, yükseltmez.

Bununla beraber İbn Cemaa, kişinin kendini zorlamama­sının esas olduğunu, gücünü aşan Bir şey yapmaması gereği­ne de dikkat çeker.  Aksi takdirde, kendisinde çabuk yorul­ma, tembellik ve nefret gibi duyguların gelişeceğine işaret eder.

Meslektaşları ile bilgi alışverişinde bulunması gereken ho­canın, gerektiğinde çocukları ile de karşılıklı yakıınlaşabilece­ğine dikkat çeken İbn Cemaa, Şafii ve İbn Hanbel’i örnek vere­rek, bilginin nereden ve kimden olduğunu bakılmaksızın alın­ması gerektiğini belirtir.

Ders dışında ilmi araştırmalar yapmak ve bilgi toplamak hocanın asli görevleri arasındadır. İbn Cemaa’ya göre, ilimde, branşında geri kalması, düşünme ve öğrenmeyi bırakması ho­caya yakışmaz.

İlmi araştırmaların artırılmasından ve ilmin ilerlemesinden yana olduğunu gördüğümüz İbn Cemaa’ya göre hoca, ilimde bel­li bir mesafe kat ettikten ve branşının inceliklerine vakıf olduktan sonra eser yazmalıdır. Çünkü eser yazmak, kişiyi ebedileştirir.

Şu halde hoca (âlim), konular üzerinde düşünme, okuyup öğrenme ve araştırma ile meşgul olmalı, yeni bilgiler edinip, sa­hasında eserler yazmalı, konferanslar vermeli, sohbetler ve yo­rumlar yapmalıdır. Böylece bilgilerin gelecek nesillere ulaşma­sına zemin hazırlamalıdır.

İbn Cemaa, hocanın örfe uygun ve kendine yakışan, uyum­lu ve en güzel elbiselerini giyerek derse gelmesini ilme saygı ola­rak kabul eder. İmam Malik’in bu hususa büyük önem verip özen gösterdiğini, kürsüye oturarak ders verdiğini kaydeder. Çünkü şahsi cazibe ve görünüş çocuğu olumlu yönde etkiler.