HİCRET BAŞLIYOR
II. Akabe Biatından sonra artık Yesrib (Medine), Müslümanların rahat edecekleri ve sığınacakları bir yer olmuştu.. Bu biati öğrenen ve başlarına gelebilecek tehlikeyi sezen Mekkeli müşriklerin müslümanlara karşı tutumları daha şiddetli ve tehlikeli bir hal aldı.
Medine; Yemen, Tâifve Mekke’den gelip Suriye’ye giden kervanların yolu üzerindeydi. Müşrikler, Müslümanların , Yesrib (Medine)’de toplanarak bir güç haline gelip kendileri için tehlike oluşturmalarından ve Suriye ticaret yolunu kontrol altma almalarından korkuyorlardı. Bu duruma engel olabilmek için hicret etmek isteyenlere mümkün olduğunca engel olmaya çalışıyorlardı. Mekkeliler, bir kısım Müslümanları hapis ve işkence altında Mekke’de tu- tuyorlardı. Gizlice hicret edebilen Müslümanların geride kalan mallarım, arazi ve evlerini de akrabaları olan müşrikler gasb ediyorlardı.
Medine’ye ilk hicret eden sahabe Ebû Seleme’dir. Ebû Seleme hicret ederken eşi ümmü Seleme’yi ve oğlu Seleme’yi de götürmek istemesine rağmen müşriklerin engellemesi ile götüremedi. Müşriklerle girdiği mücadele esnasında ki çekiştirmeden dolayı oğlu Seleme’nin omuzu çıkmış ve hanımını Mekke’de bırakıp çocuğu ile hicret etmişti. Bir yıl sonra müşriklerin izin vermesiyle ümmü Seleme de Medine’ye hicret etmiştir. Onlar ve Yesrib’e (Medine’ye) ilk hicret eden sahabelerden bir kısmı Medine yakınlarındaki Küba köyüne yerleşmişlerdir.
Müslümanların: mallarım, mülklerini, aile ve sevdiklerini geride bırakıp Medine’ye hicret etmeleri, inandıkları gibi yaşayabilmeleri için göze aldıkları bedellerden biriydi.
Müslümanlar, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in emri ve izni ile küçük guruplar halinde gizlice Medine’ye hicret ediyorlardı. Üç ay gibi kısa sürede sahabenin büyük bir kısmı Medi- ne’ye göç etmiştir. Mekke’ de, hapsedilen ve işkence altında tutulanlarla, kölelik yahut da hastalık gibi sebeplerden dolayı yola çıkamayanlar dışında, sevgili Pegamberimiz (s.a.s.) Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali kalmıştı.
Kureyş müşrikleri, Müslümanların Mekke’den hicret etmesi üzerine Hz. Muhammed (s.a.s.)’in de Yesrib (Medine)’e giderek orada Müslümanların başına geçmesinden ve kendilerine karşı güç oluşturmasından endişe ettiler. Kendilerince önemli saydıkları İşleri görüştükleri Dârü’n- Nedve’de yaptıkları görüşmeler sonunda Ebû Cehil’in tekli- fiyle Hz. Muhammed (s.a.s.)’i ortadan kaldırmaya karar verdiler. Bunun gerçekleştirilmesi İçin Haşimoğulları ve Abdimenafoğulları hariç her kabileden gençlerin katıldığı 40 kişilik bir suikastçi ekip oluşturdular.
Peygamberimiz(s.a.s.) her gece Kâbe’nin avlusuna gidip ibadet ederdi. Bu suikastçiler gece vakti Hz. Muhammed (s.a.s.)’in evini sarıp, gece veya sabahleyin evden çıkarken 0 (s.a.s.)’nu öldürmek üzere anlaştılar. Evine gece girmek istemediler. Çünkü: 0 dönemlerde Araplar arasında gece evde kadınlar ve kızlar varken bir kişinin evine zorla
girmek, çirkin bir İş ve kınanması gereken bir durum olarak kabul ediliyordu.
Zühre kabilesinden biri ile evli olan ve Resulullah (s.a.s.)’ın halalarından Rakika bintu Ebi Safiyy ibn Hâşim komşularının aralarındaki konuşmalarından suikast girişimi haberini alır almaz Hz. Mulıammed (s.a.s.)’e iletmişti.” Hz, Muhammed (s.a.s.) hemen harekete geçip Hz. Ebû Bekir’ birlikte hicret hazırlığına başladı. Rasulüllah (s.a.s.), müşriklerin ellerinde kılıçlarla gece evinin etrafını sardığı sırada , evinden ayrıldığını müşriklere fark ettirmemek İçin Hz, Ali’yi yatağına yatırdı. Hz. Ali’yi kendisine bırakılan emanetleri sahiplerine verdikten sonra arkalarından Medine’ye gelmek üzere görevlendirdi. Hava iyice karardıktan sonra kuşatmacılarm üzerlerine bir avuç toprak serpti ve Yasin sûresinin ilk âyetlerini okuyarak evden çıkıp müşriklerin arasından geçti. Allah (C.C.) müşriklere bir uyuklama ver- mişti. Bekleyenlerin hiçbiri 0’nu görmedi. Böylece Hz. Muhammed (s.a.s.) müşriklerin arasından ve tuzaklarından Allah’ın izni ve yardoö, ile kurtulmuş, onların tuzakları boşa çıkmıştı.
