Alay ve Hakaret Dönemi

By | 1 Ağustos 2019

                               Alay ve Hakaret Dönemi

 

Mekkeliler başlangıçta Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Peygamberligini önemsememiş göründüler. İmân etmemelerine rağmen  putlar aleyhine söz söylemedikçe, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in dâvetine ses çıkarmadılar. Yalnızca, Rasuİüllah (s.a.s.)’ı gördüklerinde, “İşte gökten kendisine haber geldiğini iddia eden…” diyerek eğlendiler. Müslümanları alaya alıp küçümsediler.

 

Kur’ân-ı Kerîm, onların bu tutumların, bize bildirmektedir.. “Suçlular, şüphesiz mü’minlere gülerlerdi. Yanlarından  geçtiklerinde, birbirlerine göz kırpıp, kaş işaretiyle alay ederlerdi. Arkadaşlarına döndüklerinde, eğlenerek (neşe İçinde) dönerlerdi. Mü’minleri gördüklerinde, “Bunlar gerçekten sapık kimler ” derlerdi.”

Putlarla ilgili, “Siz ve Allah’ı bırakıp tapmakta olduklarınız (putlar), hiç şüphesiz Cehennem odunusunuz…’’™

 

Anlamındaki âyet inince, müşrikler son derece kızdılar. Bundan dolayı müslümanlara düşman olup, hakaret ettiler. Böylece, “Hakaret Devri” başladı.

.

Başta zayıf ve kimsesizler olmak üzere, fakirlere, kölelere, kölelikten azad edilmiş ve Mekke’ye yerleşmiş olan müslümanlara ve Mekke’ye dışarıdan gelip yerleştiği İçin arkalarında kabile desteği olmayan müslümanlara, hatta Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bizzat kendisine bile işkence yaptılar. İslâm’ın yayılmasını engellemek İçin ellerinden geleni yaptılar.