II.Habeşistan Hicreti (M. 617)

By | 1 Ağustos 2019

 

 

                                                                                   II.Habeşistan Hicreti (M. 617)

 

Habeşistan’daki muhacirlere ;  Mekke’de baskı ve zulmün azaldığı, sükûnetin sağlandığı haberleri geliyordu. Gurbet hayatı ağır gelen ilk muhacirler, vatan özleminin de artmasıyla  Mekke’ye geri döndüler. Ancak kendilerine ulaşan haberlerin doğru olmadığını gördüler. Çünkü Mekke’de durum daha da kötüleşmiş, müslümanlar üzerindeki baskı daha da artmıştı, ilk hicret kafilesiyle gidenlerin Habeşistan’da iyi karşılandığı duyulmuştu. Bu yüzden Hz. Muhammed (s.a.s.) müslümanlara hicret etme izni verdi. Bunu üzerine 75 Mekkeli erkek ve Habeşistan’da 9 çocuk doğuran 9 kadın ile Mekkelilerden sığınma (eman) almış ve  Mekke’ye yerleşmiş aslen Mekkeli olmayan 25 müslüman dan oluşan ikinci bir grup, 617 yılında Habeşistan’a hicret  ettiler. Bu 109 müslümanın tamamı hür insanlardı. Bunların başında Hz. Ali’nin kardeşi, ileride Cafer-i  Tayyar lakabıyla meşhur olacak Cafer b. Ebû Talib bulunuyordu.١۶

Mekkeli müşrikler, Müslümanların Habeşistan’a sığınmasından rahatsız oldular. Onları geri getirmek İçin Habeş Kralı Necaşi’ye birçok hediyelerle birlikte iki elçi gönderdiler. Elçiler Habeş kralına, ülkelerine sığınan mülteci müslümanları kendilerine teslim edip, geri göndermesi İçin müracaat ettiler. Hıristiyan olan Necaşi, miislümanları çağırarak İslâmiyet hakkında bilgi aldı. Her iki tarafı dinledikten sonra Müslümanları haklı buldu. Elçilerin  hediyelerini kendilerine iade etti ve isteklerini yerine getiremeyeceğini bildirdi. Mekkeli elçiler eli boş olarak , Mekke’ye geldiler.

Bu olaydan sonra Necaşi müslümanları eskisinden daha çok himaye etmeye başladı. Onlara hediyeler veriyor. İhtiyâçlarını karşılıyordu. Müslümanlarla Habeşistan’ın yerli halkı çok iyi geçindiler. Peygamberimiz’in Mekke’ye hicretine kadar da Habeşistan’da kaldılar.

Necaşi müslüman olmuş, ancak Müslümanlığını gizlemiş birisidir. Necaşi öldüğünde, Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’de onun gıyabî cenaze namazını kıldırmıştır.

Bu ilk hicret hareketi, bize dinî işkencenin şiddet derecesini açık ve seçik olarak göstermektedir.