Allah (c.c.) şöyle buyurur: “Şayet insanların küfürde birleşmiş bir tek ümmet olması (tehlikesi) bulunmasaydı, Rahman’ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık. Evlerinin kapılarını ve üzerine yaslanacakları koltukları da (hep gümüşten yapardık). Ve onlan zinetlere boğardık. Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret ise, Rabbinin katında, Allah’ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur. ”
Açıklama:
İbn Kesir (rh.a) bu ayeti şöyle tefsir eder: Yani: Pek çok insan bizim mal mülk vermemizin o kişiyi sevdiğimize delil olduğuna inanıp da maldan dolayı küfürde birleşecek olmasalardı, dünyadaki nasiplerini noksansız alıp Allah’ın huzuruna ellerinde hiçbir iyilik ve sevap olmadığı halde çıkmaları için kâfirlerin evlerini fani dünya malından altın ve gümüşten tavanlar, merdivenler ve ev anahtarlarıyla süslerdik.
Müslim Aişe’den radıyallâhu anh şöyle rivayet eder: Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem bir savaşa çıktığında ben kadife bir örtü alıp kapının önüne astım. Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem savaştan dönünce bundan hoşlanmadığını yüzünden anladım. Onu çekip yırttı veya parçaladı ve şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah bize taşı ve çamuru süslememizi emretmedi”
Açıklama:
Ev sahiplerine diyoruz ki: Bu kesinlikle kişinin evinde gerçekten rahatını sağlayacak şeylere başvurulmasıyla ters düşmez. Her şeyde şiar şu iki kelime olsun: Kalite ve sadelik.

