Çölde Puta Tapan Bir Kavim

By | 9 Mart 2015

colde-puta-tapan-bir-kavim    Nihayet Sina çölünde putlara tapan kavmin yanma vardılar. Bunlar Amerikalılardı. Kavmi Hz. Musa’ya:
— Ey Musa! dediler. Bak buradaki insanlar puta tapıyorlar. Sen de bize bunların yaptıkları gibi tapacak şey yap!

Hz. Musa onlara:
«Siz gerçekten cahillersiniz, dedi. Hiç şüphe yok, içinde bulundukları din ve taptıkları putları bâtıldır, onların bütün yaptıkları işler, ameller boştur! Allah siz Müminleri bütün âlemlere üstün kılmışken O’ndan başka bir tapacak mı araştırayım? Sizin Rabbiniz, sizi Firavun’dan ve kavminden kurtarmıştır. Onlar size işkencenin en belâsına uğratırlardı. Erkek çocuklarınızı öldürür, kadınlarınızı diri bırakırlardı. Bunda ise Allah tarafından büyük bir musibet vardı.»

Sina çölünde yine ilerlemeye başlayan İsrailoğullannı müthiş bir susuzluk sıkıntısı sardı. Çölde su bulamıyorlardı. Mara denilen bir yere geldiler.
Ooh! İşte bir gölde su vardı. Bu vahanın suyu berrak berrak parlıyordu.Hemen eğilip avuçlarını doldurdular. Dudaklarına götürdüler suyu.
Fakat içemediler bu suyu İsrailoğulları!

Çünkü su zehir gibi acıydı. Bu suya (Mara = Acılık) adını koydular. Başlar Hz. Musa’ya döndü. Yumruklar sıkılarak:
— Yâ Musa! Şimdi ne içeceğiz? dediler.
Hz. Musa da Yüce Rabbine yöneldi. Adeta feryat ederek yardım rdedi. Hak Teâlâ da ona:
— Şuradaki ağaca bak! diye buyurdu. Hz. Musa oraya baktı. Sonra : ağacı acı suya vurdu. Su tatlılaşmıştı.
Bu suretle İsrailoğulları sınava çekilmişti. Orada onlara kanun ve hükümler indi. Yüce Allah, Hz. Musa’ya şöyle emrediyordu:
— Yâ Musa! Eğer sen Allah’ın sözlerini dikkatle dinler, onlara kulak verir ve bütün kanunları bellersen Mısır’ın üzerine musallat ettiğim hastalıkların hiçbirini senin üzerine saldırtmam. Çünkü ben sara şifa veren Rabbi’m.

Suya kanan İsrailoğulları oradan yine göç etti. Elin diyarına geldiler. Orada on iki su kaynağı, on iki pınar buldular. Kıyısında yetmiş tane hurma ağacı vardı. Bütün göçmenler suyun çevresine kondular. Yorgunluk çıkarmağa başladılar.Sonra oradan göç edildi. Yine çöllerde su arandı. Hak Teâlâ da Hz. Musa’ya:

Asanı taşa vur!» diye buyurdu. Taştan on iki pınar kaynadı. Herkes bunlardan kendi içeceği pınarı bildi.
Fakat, İsrailoğullarının karınları da çok acıkmıştı. Hz. Musa’ya taş vurarak:
— «Yâ Musa! Biz, bir türlü yemeğe katlanamayız. O halde bizim için Rabbma yakar da Arzın yetiştirdiği hıyar, sebze, carımsak, mercimek ve soğanı versin!» dediler.
Çünkü İsrailoğulları Mısır’da yaşarlarken beleşten ve Firavun aşhanelerinden balık, hıyar, kavun, pırasa, soğan, sarımsak yerlerdi.
Şimdi, sanki canlarının kuruduğunu duyar gibi oluyorlardı.
Hz. Musa da onlara:
— «Adi şeyleri hayırlı şeylerle değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre girin. Orada istediğinizi bulursunuz!» dedi.