Çocukluk dönemlerini korku duygu durumu açısından inceleyecek olursak:
Henüz konuşma çağına gelmemiş bebekler, içinde bulundukları dünyayı yeterince tanımadıklarından dolayı, birtakım korkular yaşarlar. Özellikle tanımadıkları seslere karşı oldukça duyarlı ve ürkektirler. Bu dönemde annenin bebeğinin yanında bulunması oldukça önemlidir. Çocuk tanımadığı seslerden ürktüğünde annesine sığınabiliyor ve onun teselli edici davranışları ile karşılaşıyorsa, duygu dünyası güçlenir. Korkuya direnç kazanır.
5 yaş döneminde ise çocuklarda doğal bir korku dönemi başlar. Bu dönemde çocuklar, hayal dünyalarında canlandırdıkları çizgi film karakterlerinden, anne-babalarından duydukları ölümcül hikâyelerden, anlam veremedikleri cin, şeytan ve melek gibi varlıklar ile ilgili zihinlerinde canlandırdıkları görüntülerden korkarlar… Bu soyut kavramların ne kadar hayatın içinde olduklarını tam kavrayamadıkları için özellikle gece korkuları yaşarlar. Bunlar dönemsel korkulardır ve endişe edecek bir durum yoktur.
Böylesi durumla karşı karşıya kalan ebeveynler, sakin olmalı, çocuklarının sordukları sorulara yaşına uygun cevaplar vermelidir. Kendisinin bir cinle veya şeytanla somut olarak karşılaşma ihtimali olmayan çocuklara cinlerden bahsetmek onların ruh sağlığı için iyi değildir.
5-6 yaş döneminde dönemsel yaşanan bu korkuların haricinde çocuk günlük yaşamda izlediği filmlerin, çevresindeki olumsuzlukların, deprem, yangın, anne- babanın ayrılma ihtimali gibi daha somut olaylardan korkmaya başlayabilir. Zaman zaman gelip geçen bu korkularda ebeveyn tutumu önemlidir. Ebeveyn ne kadar soğukkanlı ve gerçekçi olursa çocuğun bu korkuları atlatması o kadar kolay olur.
