Çocukların Uyanma Problemi ?
Çocuk, uykusunu bozan ve rüyalarını bölen anneye öfke duyar. Üzerindeki battaniyesini çekerek “Kalk artık, geç oldu.” diyen sesten nefret eder.
Sabahleyin dipdiri ve keyifli olmayı beceremeyen bir çocuğa, takılmanın gereği yoktur. Onunla savaşmak yerine on dakika daha uyku ve yatak keyfi çıkarmasına göz yummak, daha yerinde olur. Bu da çalar saati daha erkene ayarlamakla sağlanabilir. Sözlerimiz, çocuğa, iğneleme, öfke ve sağlığı konusunda kuşku verme yerine, açıklık taşımalıdır. Mesela “Tembel, kalk bakalım!”, “Hemen kalkmalısın!” gibi yaklaşımlar, elektrikli bir hava ve fırtınalara yol açar. Ama şu tarz sözler, çocuğun sabahını aydınlatır; sıcacık ve yakınlık havası meydana getirir: “Beş dakika daha yatakta kalabilirsin.”, “Bu sabah, yataktan kalkmak sana zor geldi.”, “Uyanıp da yatakta hayal kurmak, ne kadar keyifli değil mi?”
Sabahları yataktan kalkış saatleri ve akşam yatma saatleri planlı olursa, bu vakitler, kâbus yerine zevke dönüşebilir.
Çocukların yaşına göre, gece yatarken ve sabah kalkarken okuyabilecekleri uygun dualar öğretilirse okumaları, alışkanlık hâline gelebilir. Kur’an ve Sünnet Işığında Görgü isimli kitabımızda günlük hayatımızda okumamız gerekek.
