Çocuklar kendi cinsel durumunu iki buçuk – üç yaşlarından itibaren fark etseler de, asıl cinsel duygular bedenî ve ruhî gelişmenin belli bir seviyeye geldiği ergenlik çağından sonra verilmelidir. Bu çağa gelinceye kadar bazı önemli terbiye usulleri de ihmal edilmemelidir. Çünkü çocuklarda bazı anormalliklerin temeli erken yaşlarda atılmış olabilir.
Erkek olsun kız olsun, her çocuğa belli yaşlarda bazı bilgiler verilir.
Bu bilgilerin bir kısmı da yaşadığı sürece kendisine lâzım olacak edep, ahlâk ve görgü kurallarını içine alır.
Cinsel hayatla ilgili bilgiler birinci kısma girmesi bakımından önemlidir. Çünkü bu bilgilerin önemli bir tarafı ibâdet hayatıyla alâkalıdır.
Her çocuk gençlik çağma büluğ dediğimiz ergenlikle girer. Gusül abdestini bilmesi, hangi hallerde yıkanmasının farz olduğunu öğrenmesi gerekir.İşte sadece bu yönden bakıldığı zaman temel cinsel bilgilerin verilmesinin ne kadar büyük bir önem taşıdığı anlaşılır.Çocuklar kendi cinsel durumunu iki buçuk – üç yaşlarından itibaren fark etseler de, asıl cinsel duygular bedenî ve ruhî gelişmenin belli bir seviyeye geldiği ergenlik çağından sonra verilmelidir.
Bu çağa gelinceye kadar bazı önemli eğitim usulleri de ihmal edilmemelidir. Çünkü, gerek kız çocuğunda, gerekse erkek çocuğunda bazı anormalliklerin temeli erken yaşlarda atılmış olabilir.Bu yaşlarda çocuğun merak edip sorduğu hususlar anlayabileceği şekilde, yalana yer vermeden, doğru olarak cevaplandırılır. Azarlamak, geçiştirici cevaplar vermek hiçbir fayda sağlamaz, aksine zararlı olur.
Çocuk ergenlik öncesi ve sonrasında bedeninde ve duygularında birtakım değişiklikleri ve gelişmeleri fark eder. Kendisinin artık çocukluktan çıktığını, bir delikanlı veya genç kız olduğunu idrak etmeye başlar. Bu değişiklikler genci bazı psikolojik hallere sokar. Bu rahatsızlığı telafi edemediği zaman bunalımlara girebilir.
İşte anne-babaya asıl vazife bu devrede düşmektedir. Onları kendi problemleriyle baş başa bırakmayıp bazı bilgiler verilmelidir.Gerekli bilgiler, kızsa anne tarafından, erkekse baba tarafından uygun ve doğru bir şekilde anlatılmalıdır.Bu arada ebeveyn, çocuklarıyla ciddi bir diyalog kurmalı, rahat bir sohbet havası içinde karşılıklı konuşarak meseleleri açıklamaya çalışmalıdır.
Gencin açılmasına, karşılaştığı sorunları anlatmasına imkân tanımalıdır. Anne kızma, baba da oğluna, bu hallerin belli yaştaki her insanın başına geldiğini, normal olduğunu ifâde etmelidir.
Anne, 10 yaşına gelen kızına âdet-hayız bilgilerini vermeye başlamış olacağından, ileri ki yıllarda aynı durumu yaşarken izah etmesi daha kolay olacaktır.Bu süre içinde dikkat edeceği noktalar çocuğa birer birer anlatılır. Nasıl temizleneceği, ne zaman gusledip namaza başlayacağı, orucunu tutması gerektiği gibi yeterli bilgiler verilir.Bu arada her iki cinste bedenî birtakım değişiklikler de görüleceğinden, kasıkta ve koltuk altında biten kılların kırk günü geçmeden giderilmesinin gerektiği hatırlatılır. Baba, oğluna guslü gerektiren halleri, ihtilâmı, boy abdestini öğretir.
Bu arada anne-babanın anlayışlı olması, gencin bazı duygusal tutumlarını hoş karşılaması hiç ihmal etmemesi gereken bir husustur.
Burada ebeveynin, o yaşlarda kendisinin nasıl bir hal içinde olduğunu hatırlaması, çocuğun meselesine yaklaşmasını kolaylaştıracaktır.Genç, gerekli cevabı babasından alamadığı zaman bir büyüğüne, hocasına sorarak da öğrenebilir. Bunun güzel bir örneğini sahabilerde görüyoruz.
Hz. Enes anlatıyor:
“Ben ihtilâm olduğum günün sabahı Resul-i Ekremin huzuruna gittim, durumumu anlattım. Bunun üzerine, ‘Kadınların içine karışma’ buyurdu. Bana bundan daha zor bir gün gelmemişti.”
Burada anne-babanın, büyüklerin dikkatten uzak tutmaması gereken önemli bir nokta, gence faydalı olacağım diye ihtiyaç olmadan bazı cinsel bilgilerin verilmemesidir.Sözünü ettiğimiz bu durum, daha çok karı-koca münasebeti ile ilgilidir. Çünkü, kullanılmayacak bilgilerin vaktinden önce verilmesinin ve öğrenilmesinin hiçbir anlamı ve gereği yoktur.Bilindiği gibi, bu çeşit bilgiler gencin evlenme çağına geldiği zaman verilmelidir.Bu aşamada da, evlilik hayatı hakkında gerekli ve doğru bilgiler usülu dâiresinde öğretilir ve öğretilmesi de gereklidir.
Yoksa, anne-baba bu bilgiyi ihmal ederse, genç, yanlış ve sapık yollardan bunu öğrenmeye kalkar ki, ileride ailenin büyük sıkıntılara girmesine sebep olur.
