Category Archives: Dini Bilgiler

Misâfir (Yolcu) Namazı Nedir, Nasıl Kılınır?

Misâfir, yolcu demektir. Üç günlük (yâni orta yürüyüşle 18 saatlik uzak bir mesâfeye giden bir kimse seferidir (yolcudur). Bugünkü ölçülere göre 90 veya 100 kilometrelik bir yere gitmek niyyetiyle köyünden çıkan yolcular din bakımından misâfir sayılır. Misâfir gittiği memlekette 15 gün oturmaya niyyet ederse, ancak yolculuk hâlinde seferidir. Gideceği yere varınca mukim olur. Böyle bir… Read More »

Dört Mezhebe Göre Şuf’a

 – Şüf’a hakkı ortak malda, mala ortak olan kimse için sabittir. Bunda imamların ittifakı vardır. – Malikî, Şafiî ve Hanbelî mezheplerinde komşu için şüf’a hakkı yoktur. Hanefî mezhebinde ise komşuluk yoluyla da şüf’a hakkı vardır. – Ebu Hanefî’ye ve Şafiî mezhebinde tercih edilen görüşe göre şüf’a hakkı fevridir.Yani şüf’a hakkı olan kimse imkanı olduğu halde… Read More »

Namazdan Sonra Okunan Allahümme Entesselamü Ve Minkesselam

Allâhümme entesselâmü ve minkesselâm, Tebârakte yâ zel-celâli vel-ikram. Manâsı: “Ey Allah’ım! Sen selâmsın, bütün noksanlıklardan berisin, dünyâ ve âhiret selâmeti de senin yardım ve inâyetinledir (şendendir). Sen Mukaddessin, ey Celâl ve ikrâm sahibi olan Allah’ım’..” Namazlarda her selâmdan sonra bu “Allâhümme entesselâmü ve minkesselâm…” duâsı okunur. İzâh: Bu duâda Cenâb-ı Hakk’ın “Allâh, Esse- lâm, Celâl… Read More »

Dört Mezhebe Göre Gasp – 9

– Gaspçı gaspettiği malı saklar ve telef olduğunu iddia eder ve kıymetini öder de sonra gaspedilen mal ortaya çıkarsa mal sahibinin malını alıp kıymeti geri vermesinde ihtilaf yoktur. – Bir kimse bir taşınmaz malı gaspeder ve bu mal elinde yıkılarak, sel veya yangın yoluyla telef olursa, Malikî, Hanbelî ve Şafiî mezheplerine göre kıymetini öder. Hanefî… Read More »

Rukû’dan Doğrulurken Okunan Tahmid

Semiallâhü limen Hamideh-Rabbenâ lekel-Hamd. Manâsı: “Bütün varlıkların Halikı (Yaratıcısı) olan Allah, kendine hamd edenin (öğenin hamdini işitir ve kabûl eder. Ey Rabbimiz! Hamdü sena ancak sana mahsustur. Hamd’e (öğülmeye) tek lâyık olan yüce varlık ancak yalnız ve yalnız sensin!..”

Dört Mezhebe Göre Gasp – 7

– Sac ağacından keresteyi gasp ederek onu gemi yapımında kullansa, sahibinin istemesi halinde -gemi de denizde hareket halinde olsa- ittifakla bu parça gemiden sökülmez. (Gemi sahibi parçanın bedelini öder.) Ancak Şafiî’den gelen bir rivayete göre sökülür. Sahih olan sökülme hükmünün mal ve can telefinden korkmamaya bağlı olmasıdır. – Altın ve gümüş gasp edip (onlardan) ziynet… Read More »

Fâtiha Suresi

Okunuşu: Bismillâhir’Rahmânir’Rahiym Elhamdü lillâhi Rabbil-âlemiynfl], Er-Rahmânir-Rahiym [2], Mâliki yeumid-dîyn [3]. İyyâke-nâbüdü ve iyyâkenesteiyrı [4]. İhdinas-sırâtal-müstekıym [5]. Svrâtalleziyne en’amte aleyhim Gayrilmağdûbi aleyhim ue leddâlliyn [6]. (Âmin!…) Ma’nâsı: “Hamd (övmek, övülmek), âlemlerin Rabbı olan, Rahman ve Rahîm olan, âhiret gününün sahibi olan Allâh’a mahsustur. (Ya Rabbi) ancak sana kulluk ederiz (ibâdet ederiz), ve yalnız senden yardım isteriz.… Read More »

Allâhümme Salli Ve Bârik – Rabbenâ

Allâhümme salli alâ Muhammediv ve alâ âl-i Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhime ve alâ âl-i ibrâhim. înneke Hamidüm Mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammediu ve alâ âl-i M uhammed. Kemâ bârekte alâ ibrâhime ve alâ âl-i ibrâhim. înneke Hamidüm Mecîd. Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneteu ve fil-âhireti haseneteu ve kmâ azâben-nâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn. Rabbenağfırlî ve liuâlideyye… Read More »

Dört Mezhebe Göre Gasp – 3

– Bir kimse başkasının kölesine saldırıp ellerini ve ayaklarını kesse; bu durumda kölenin efendisinin elinde bulundurma maksadı yok olmuş ise kölenin efendisi köleni kıymetini bu cinayeti işleyenden alır ve köleyi zarar verene teslim eder ve köle ona zarar verenin aleyhine hür olur. Köleye bu zararı veren bunu kasıtlı yapmış ise böyledir.Veya efendi köleyi elinde tutmaya… Read More »

E’ûzü Ve Manâsı

“E’ûzü billahi Mineşşeytânir’Raciym” Ma’nâsı: “Huzuru İlâhî’den (Allâh katından) taşlanmış (koğulmuş) şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım” demektir. “E’ûzü” çeken (okuyan) kimse, “Yâ Rabbi! İnsanlara dâimâ fenâlık eden, kötülüğe sürükleyen ve insanları devamlı günah işlemeye çeken, kötülük ve fenâlığa sevkeden (gönderen), Senin yüce huzurundan (yanından, katından), rahmetinden kovulan, lânetlenmiş, taşlanmış şeytanın şerrinden sana sığınırım. Senin yardımına, himayene, korumana… Read More »