Çalışan Annelerin Çocuklarının Psikolojileri Nedir ?
Psikiyatrisi Doç .Dr. Sefa SAYGILI ve Pedagog Ali Çankırılı’nın çalışan anneler konusundaki tespitleri çok isabetli bence:
Araştırmalar, annesi çalışan çocuklarla, kimsesizler yurdundaki çocukların “sosyal hayata intibaksızlık” konusunda bir paralellik içinde olduğunu göstermektedir. Bize, yardımcı olmamız için getirilen problemli çocukların büyük ekseriyetini “çalışan annelerin çocukları” teşkil etmektedir.
Çalışan anneler, çocuklarına ayıracak yeterli zamanları olmadığından onlarla sıcak bir bağ kuramıyorlar. Çocuklar, yabancı ellerinde büyüyor. Yürüme ve konuşma çağma gelen çocuk, annesinin çalışmak zorunda olduğunu anlayamadığından, onun, kendisini sevmediği için başkalarına bıraktığını, zannediyor.
Çocuk psikologlarının ortaklaşa tavsiyesi şudur:
“Çocuklarınızı, en az, üç yaşına kadar kendiniz büyütün.” Yani, harcamalarınızı asgariye indirerek, doğumdan başlamak üzere üç sene müddetle işinize ara verin. Bunu yapabildiğiniz takdirde, ruh ve beden sağlığı yerinde bir çocuğa kavuşmakla elde edeceğiniz mutluluk, maddi kârdan çok daha üstün olacaktır!
Çalışan pek çok anne, suçluluk duygularını bastırmak için çocuğun her isteğini yerine getirerek onu şımartma eğilimindedir… Bu hataya düşmeyin. Çocuğa, doğruyu yanlışı öğretmek, en tabii hakkınızdır. Onun, bağırıp çağırarak her istediğini yaptıran “şımarık bir tip” olmasına izin vermeyin.
Aile üyelerinin birbirlerine karşı olan davranışları, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanıyor ise çocuk, böyle sıcak bir yuvaya dönüşü sevinçle bekler. Hele ona, çalışmak zorunda olduğunuzu anlayacağı bir dille anlatmış, onu sevmediğiniz için değil; mecbur kaldığınız için başkalarına bıraktığınızı açıklamış iseniz ayrılma duygusu, çocuğunuzu fazla etkilemeyecektir.
Ana babanın, kendisini sevdiğinden emin olmayan, eve döndüğünde karı koca kavgalarına şahit olan, yeterli ilgiyi bulamayan çocuklarda “güven duygusu” tehlikeye girer. Yuvanın bir gün gelip dağılacağından ve tamamen annesiz babasız kalacağından korkar. Bu korku, onda gelişme bozuklukları şeklinde tezahür eder ve çözümü zor problemlere yol açar.
Eve gelen anne, yoğun bir şekilde çocuğuyla birlikte olursa çocuk, yeterli doyuma ulaşır. Tabi bu birliktelik, çocuk ne isterse onu yerine getirmek değildir. Çocuğun özlediği, annesiyle yüz yüze beraberliktir. Evdeki işlerini, çocuğu yanında olarak yapan anne, bu beraberliği ona yaşatmış olur.
