Başarı İçin Edilen Dualar Bize Ne Anlatıyor?

By | 1 Ağustos 2019

Zihin açıklığı ve başarının ön şartı, gönül huzuru ve açıklığıdır. Gönlü huzursuz olanın, zihninin huzurlu olacağı söylenemez. Zihin açıklığı ise, gönül huzuru ile daim olur. Başarı ise her daim hem dünya, hem de ahiret başarısı olmalıdır. Amacımız; gerek bu dünyada, gerekse ebedi âlemimiz ahirette başarı ve mutluluğa ulaşmak olmalıdır. Hakiki başarı, iki cihan başarısı ve saadeti, ancak Allah’ın yardımı ve sonsuz ikramı iledir. Bu güzelliği, zihin açıklığı ve başarı için dua ederken “Biz yalnız Sana ibadet ederiz ve Senden yardım dileriz” niyazıyla ifade ederiz.
Başarının en önemli sırrını yaşatan, stresi en aza indiren ve onu en güzel şekilde yönetmemizi sağlayan güç, tevekküldür. Tevekkül bütün çalışma ve gayretimizi son noktaya kadar getirdiğimizde, sonucu Allah’ın takdirine bırakıp, O’na güvenmek ve dayanmaktır. Rabbimizin bize iki cihanımız için en güzel sonucu göstereceğine inanmaktır. Gayret ettikten sonra
tevekkül etmek ve üzerimizdeki yükü Allah’a havale ederek atmak; stresimizi yönetip onun üstesinden gelmeyi öğrenmektir. Son noktada Allah’a güvenmek ve O’na dayanmak insana sonsuz bir güven, huzur ve mutluluk verir. O’na yönelmek, iki cihanda başarıyı ve huzuru yaşatır.
Stres yönetimiyle ilgilenen uzmanlar, “İçi su dolu bir bardağı beş dakika tutarsak kolumuz ağrır; on beş dakika tutarsak kan dolaşımımız etkilenir, kolumuz uyuşmaya ve ağrı artmaya başlar; yarım saat tutarsak acile götürülmek zorunda kalırız” derler. Halbuki suyun ağırlığı aynıdır; ama bize suyun ağırlığını hissettiren, onu taşıma zamanımızın uzamasıdır. Tıpkı bu suyun ağırlığı gibi, zihnimizi kilitleyen stres, sıkıntı ve dertler de Allah’a havale edilmesi gereken ağırlıklarımızdır. Onları taşımaya devam edersek; bizi yoğun stres, depresyon, zihin kilitlenmesi ve başarısızlık kıskaca alır. Bu bağlamda tevekkül, ağırlıklarımızı ve sıkıntılarımızı Allah’a havale etmemizi sağlar. Böylece imanın huzuruyla başarının dayanılmaz hafifliğini yaşatır.
Resûlullah’a göre zihin açıklığı ve başarının en önemli sırlarından biri; her işte kararlı olmak, sebat göstermek ve devamlı olmaktır. Derler ki, “Kayayı delen güç, suyun şiddeti değil; sürekli akmasıdır.” Sürekli akan su, sert kayayı bile delerken, imanımızda ve işlerimizde devamlı ve kararlı olmamız nasıl başarıyı ve zihin açıklığını bizden uzak kılabilir? Resûlullah’a, “İşlerin en hayırlısı nedir?” diye sorulunca, O, “Az da olsa devamlı olanıdır” buyurmuştur. Anlaşılıyor ki başarının sırrı insanı strese sokacak şekilde fazla çalışma değil; devamlı ve disiplinli bir çalışmadır. O halde, karamsarlığa düşmeden, kararlı ve disiplinli bir çalışmaya gönül vermek gerekiyor.
Başarı ve zihin açıklığının iki cihana bakan en güzel cevheri, çalışırken ve Allah’a güvenirken, doğruluktan asla ayrılmamaktır. Çünkü doğruluk, hayatımıza ve işlerimize; istikrar, tutarlılık ve başarı getirir. Özü sözü doğru olan insana, er veya geç bütün kapılar açılır. Eğrilikten uzak bir kalbe sahip olanları Allah sever; Allah’ın kulları da bu nitelikteki insanlara güven duyar; onları takdir eder. Doğru insan hem dünyada, hem de ahirette huzur ve mutluluğa kavuşur.
Zihni rahatlatan, başarıyı sağlayan bir başka ikram ise, Rabbimizin nimetlerine şükretmektir. Şükür sadece nimeti değil, nimeti vereni bize hissettirir. Her başarıda nimetin hazzına yenilmeden, nimeti vereni görüp O’na şükretmek başarımızı devamlı kılar, kibrimizi kırar. Bizi iki cihanda başarıya kavuşturur. Nimeti veren Allah’a şükretmek, üzerimizdeki nimetlerin daha da artmasını sağlar.