Author Archives: Esengül Pektaş

Peygamberimiz,Hz. Ali’nin İsteğini Kızına Sordu

HZ. ALİ’NİN İSTEĞİNİ, sevgili baba, kızına ulaştırdı. Evlilik zamanı çoktan gelmişti Fatıma’sının. Pek çok isteyeni vardı. Bu isteklerin hiçbirini kızına ulaştırmamıştı peygamberimiz. “Hayır” demişti isteyenlere. Sevgili dostunun, amca çocuğunun isteğini söyledi ciğer köşesine. Başka ufuklara yol alma zamanı gelmişti kızının. Peygamberlik bahçesinden koparılma zamanı gelmişti. Başka bahçelerde güller açtırma zamanı gelmişti. Her şeyde incelikle davranan… Read More »

Peygamber Efendimizin Kızları Boşanırken

SABIR İMTİHANI büyüktü sevgili peygamberin. İki goncası Ebu Leheb’in oğullarıyla nişanlıydı. İslam güneşi doğmuştu. Bu karanlık aile, ışığa inatla sırt dönmüşlerdi. Allah, Ebu Leheb’in karısını tanımladı Tebbet suresinde. Küfrün çılgınlığı, kaynana hırsı ile birleşince oğullarına koştu Ebu Leheb’in eşi. İntikam… Nişan atılacak! Gülsüm’ün nişanlısı Utbe, sevgili babanın huzuruna geldi, anasının öfkesini döken sözlerle nişan akdini… Read More »

Peygamber Efendimiz Çocuklarını Hiç Ağlatmadı

MİNİK BİR KUNDAĞA sarmışlardı âlemleri… Doğduğu zaman söylemişti sırrını. Sevgiyi fısıldayıp, şefkati dile getirmişti. “Ümmeti…” demişti secdeye kapanıp. Başkalarını dilemişti. Tespih olmuştu dilinde merhamet. Söylemişti: “Ümmeti…” Kelime olup, dökülmüştü sevgi. İstemişti: “Ümmeti…” Tüm bebekler kendisi için ağlarken, o tüm insanlar için seslenmişti. “Ümmeti…” Sevgiyle dolu, şefkatle yüklüydü… Hiçbir ana onun kadar şefkatli değildi. Ağlayan bir… Read More »

«Dinle !»

Ne müşkildir söz anlatmak senin gibi gafile, Hakkı bilmez, bâtıl ile amel eder durursun; Kulağına hak söz girmez, ne söylense nafile! Sağır gibi işitmez de, kendinden uydurursun.. Hiç kimseyi beğenmezsin; kibir, gurur şendedir; Ele binbir kusur bulur, herkesi hor görürsün; Şeytan seni esir etmiş, daima ensendedir; Hep etrafa bakarsın da, kendini zor görürsün.. Sana kalsa… Read More »

«Vazife Ve Mesuliyet»

Ehl-ü iyalden, Mes’ulsün şer’an, Kurtul vebalden, Talim et Kur’an.. Dinini öğret, Ahkâmı bellet, Âyet ezberlet, Tam olsun iyman.. Kıldır namazı, Bildir niyazı, Hak olsun razı, Kulundan her ân.. Göster âdabı, Hayrı sevabı, Gönül erbabı, Olsunlar heman.. Helâlden yedir, Tertemiz giydir, Haramı bildir, Bulsunlar irfan.. Oruç tutsunlar, Hacca gitsinler, Hakka yetsinler, İrfana bürhan.. Aşkî uyarır, Huzura… Read More »

«Mahşer Ahvali»

Semalar yarılıp açılıverir, Gök kubbe bir ânda düşer derine, Yıldızlar savrulup saçılıverir, Sürerler beşeri mahşer yerine.. Denizler kaynayıp karışır birden, Kabirler deşilir, sıyrılır perden; Mahcup ve perişan kalktığı yerden, Sürerler beşeri mahşer yerine.. Her nefis öğrenir â’mali nedir, Tâ’ati nelerdir, ihmali nedir; İyilik, kötülük, vebâli nedir; Sürerler beşeri mahşer yerine.. Ey insan! Ne diye gururlanırsın?… Read More »

«Fâni Dünya»

Ne handan, ne hancıdan; İbret almaz gözlerim.. Konup göçen yolcudan, İbret almaz gözlerim.. Mâ’murlar harap olur, Canlılar türap olur, Ömürler serap olur, İbret almaz gözlerim.. Yıkılır hanümanlar, Yok olur var olanlar, Gelip geçer kervanlar, İbret almaz gözlerim.. Nice eş dost yitirdik, Kabre kadar götürdük, Bir çukura yatırdık, İbret almaz gözlerim.. Padişahlar geçtiler, Câm-ı mevtten içtiler,… Read More »

«Dertli Gönül»

Bu dünyaya mağrur olan, Uyan gel hâb-ı gafletten, Gadrederek mağdur olan, Uyan gel hâb-ı gafletten.. Bir gün gelir uyanırsın, Teneşire dayanırsın, Bu sözüme inanırsın, Uyan gel hâb-ı gafletten.. Kazarlar bir korkunç çukur, Felek her gün kefen dokur, Bulunmaz arkandan okur, Uyan gel hâb-ı gafletten.. Kabir amel sandığıdır, Nâr-ı cahiym yandığıdır, Yılan, çıyan konduğudur; Uyan gel… Read More »

«Düşün !»

Bu dünyaya gelen kişi, Ölenleri görmez misin? Kahkahayla gülen kişi, Kara yere girmez misin? İster bey ol, ister paşa; Âdem gibi bin yıl yaşa, Ecel bir gün gelir başa, Kara yere girmez misin? Ayağını bastığın yer, Kulak ver ki, sana ne der: (Hani önceden gelenler?) Kara yere girmez misin? Mâ’mureler harab olur, Nâzik beden türâb… Read More »

«Âh-ü-Zâr»

Düştüm garip gurbete, El-meded meded meded, Muhtacım ben himmete, El-meded meded meded.. Ağyâr deşer cerhamı, Yâr eylemez merhemi, Kıskanırlar dirhemi, El-meded meded meded.. Hiç kimsede vefa yok, Cefa dersen gayet çok, Yağdırırlar bana ok, El-meded meded meded.. Dikensiz gül görmedim, Bir gün safa sürmedim, Ağladım hep gülmedim, El-meded meded meded.. Ömrümü ettim heder, Hep üzüntü,… Read More »