Author Archives: Berna Börekçi

İlahî İradenin Esas Olduğunu Bildiren Âyetler Nelerdir?

“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (İnsan sûresi, 76/30) “Allah dileseydi, onu yapamazlardı.” (Enam sûresi, 6/37) “Allah dilemeyince iman edecek değillerdi.” (Enam sûresi, 6/111) Görüldüğü gibi birinci grup âyetlerde insanın hür bir varlık olduğu. İkincisinde ise, İlâhî iradenin esas ve belirleyici olduğu vurgulanmaktadır. Bu iki grup âyet arasında telifi mümkün olmayan bir zorluk söz konusu değildir. Birinci… Read More »

İnsanın Hareketlerinde Hür Olduğunu Belirten Âyetler Nelerdir?

“Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.” (İnsan sûresi, 76/3) “De ki, (size gelen) gerçek/hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf sûresi, 18/29) “Her kim iyi bir iş yaparsa lehine; her kim de kötülük yaparsa aleyhinedir. Rabbin kullara asla zulmetmez.” (Fussılet sûresi, 41/46) “Her nefis kazandığı karşılığında rehindir.… Read More »

İnsan İradesinin İlâhî İrade Karşısındaki Konumu

Kur’ân’da kader kavramı sadece insanla değil, mikro âlemdeki zerrelerden makro âlemlere kadar bütün bir kâinatla ilgilidir. Yani sebep ve sonuç çizgisi içinde varlık sahasına çıktığına şahit olduğumuz her bir mevcut, bir ilâhı program (kader) içinde meydana getirilmektedir. İlgili âyetler dikkatle incelendiğinde bu husus açık bir şekilde görülür. Kur’ân, insanla alâkalı kader konusunu ele alırken meseleyi… Read More »

Bir İman Esası Olarak Kader

İslâm’da kadere iman etmenin zaruretinin, iki delilden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bunlardan birincisi, birçok âyette kadere işaret edilmesi ve kadere iman edilmesi gerektiğini gayet açık bir şekilde bildiren hadislerin varlığı; İkincisi, Cenab-ı Hakk’ın kayıtsız ve sınırsız olan mutlak ilim, irade ve kudret sıfatlarına iman etmenin gereğidir. Kur’ân’da insanla alâkalı kaderin mevcudiyetini bize bildiren birçok âyet vardır. Şimdi… Read More »

Kader Kavramının Istılah Anlamı Nedir?

Maturidîler açısından kader, Allah’ın takdiridir. Kaza ise, O’nun bu takdiri infaz etmesi, yani yapılacak şeyi eda etmesi ve hükmü yerine getirmesidir. Eş’ariler açısından ise, kaza, Allah’ın ezeldeki hükmüdür. Kader ise, şartların var oluşundan sonra bunların birer birer meydana getirilişidir. Maturidîlerin bakış açısıyla ‘kader’ ve ‘kaza’yı şöyle açabiliriz: Kader, sonsuz ilme sahip, geçmiş, hâl ve geleceği… Read More »

Kader Kavramının Lügat Anlamı Nedir?

Kader, lügatte, ‘ölçme, takdir etme, biçime koyma, şekillendirme’ gibi anlamlara gelir. Arap dilinde (kadera, fiili, ‘takdir etti, hisselere ayırdı ve herkese payını bölüştürdü, güç yetirdi.’ mânâlarına gelir. Kelime tef’îl babına nakledilince (  kaddera olur ki, o zaman anlamı, ‘hükmetti, hükmünü geçirdi ve kazada bulundu.’ olur. Kaderle alâkalı diğer bir kelime ise, ‘kaza’dır. Kaza, kelime olarak… Read More »

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 4

d- Yine âhirete inanmayanların gözünde suç ve günah kavramlarının da bir değeri yoktur. Bunların değeri ancak, çıkarlarına bir zarar söz konusu olduğu zaman vardır; iyilikler ve hayırlar aptallığın kendisidir, eğer kötülük kendileri için bir tehlike doğurmuyorsa, onlar için bir mahzuru yoktur. Bütün bu sebeplerden ötürüdür ki, Kur’ân, terbiye etmeğe çalıştığı insanda ilk önce âhiret endişesi… Read More »

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 2

b- Âhiret inancı olmayan birisi için, -her ne yol ve usûlle olursa olsun- dünyada en güzel ve tek doğru şey menfaat teminidir. Çünkü onun önünde artık, özlemini duyacağı başka bir şey yoktur. Bu anlayışının sonucu olarak da o hep başkalarının hakkını yiyecek, hukukunu çiğneyecek ve fesat çıkaracaktır. Kısaca, hilelerin her türlüsüne ve en kötüsüne başvurmaktan… Read More »

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 1

a- Ahireti inkârın, insan üzerindeki olumsuz tesiri son derece büyüktür. Ölümü bir ‘yok olma’ kabul eden bir insanın, zihninde kat’iyen bir güven ve sükûnet oluşmaz. Şöyle ki, ebedî bir hayat düşüncesine sahip olmayan bir kimsenin, her gün hayat takviminden bir yaprağın kaybolması karşısında içinde beliren ‘unutulma ve mahvolma’ düşüncesi, onun kalbine bir ok gibi saplanır… Read More »