Author Archives: Berna Börekçi

Aşûre Günü Tutulan Oruç

Aşûre günü, kamerî ayların birincisi olan Muharrem ayının 10. günüdür. Aşûre gününün orucu hakkında İbni Abbas (r.a.) bize şu malumatı aktarır: “Resulüllah (aleyhissalatu vesselam) Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin Aşure gününde oruç tuttuklarını gördü ve: “Bu oruç nedir?” diye sordu. Kendisine şöyle cevap verildi: “Bu gün iyi bir gündür. Allah Teâlâ bu günde Musa (aleyhissalatu vesselam)… Read More »

Şevval’de Tutulan Altı Gün Oruç

Kamerî aylardan olan Şevval, Ramazandan sonra gelen ayın adıdır. Bu ayda da altı gün oruç tutmak sünnettir. Zira Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm) bir hadislerinde: “Her kim Ramazan orucunu tutar da sonra buna Şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur.” buyurmuştur.

Arefe Günü ve Zilhicce Ayında Tutulan Oruç

Hacı olmayanlar, arefe günü oruç tutabilirler. Bu gün, kamerî aylardan Zilhicce’nin 9. günüdür. Peygamber Efendimiz, bu gün tutulan orucun, geçmiş ve gelecek birer yıllık günaha kefaret olacağını bildirmiştir. Bu günün faziletiyle alâkalı olarak da: “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzad ettiği bir gün yoktur.” buyururlar. Hacceden insanların arefe günü oruç tutmaları Resulü… Read More »

Eyyam-ı Bîyz veya Her Aydan Üç Gün Oruç Tutmak Nedir?

Her ay üç gün oruç tutmak, Resulüllah’ın güzel âdetlerindendir. Oruç tutulan bu günlerin kamerî ayın 13, 14, 15. günlerinde olması daha faziletlidir. İşte bu günlere “eyyam-ı biyz” denilir. Bu ismin verilme sebebi, bu zaman dilimlerinde gecelerin ay, gündüzlerin de güneş ile aydınlatılmış olmasıdır. Bu günlerde tutulan oruçların sevabı, katlanmak suretiyle yıl boyu tutulan orucun sevabı… Read More »

Pazartesi-Perşembe Günlerinde Oruç Tutmak

Rasulü Ekrem (aleyhissalatu vesselâm) bazı zamanlarda ibadet ü ta- ata daha çok özen gösterir, diğer vakitlerdekinden daha hassas davranırdı. Hz. Aişe de bu mevzu ile alâkalı olarak: “Allah Rasulü, Pazartesi Perşembe günleri oruç tutmaya çokça özen gösterirdi.” buyurmaktadır. Allah Rasulü’nün hususiyle bu günlerde oruç tutmasının sebebi ise, bu günlerin insanların amellerinin Cenab-ı Hakk’a arz edildiği… Read More »

Savm-ı Dâvûd

Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) farz orucun dışında nafile olarak tutulan en faziletli orucun Savm-ı Dâvûd olduğunu bildirmiştir: Abdullah b. Amr rivayet ediyor: “Resulüllah’a (aleyhissalatu vesselam) benim, yaşadığım müddetçe mutlaka geceleyin namaz kılacağım ve gündüzün oruç tutacağım, dediğimi haber vermişler. Bunun üzerine Resulullah (aleyhissalatu vesselam), ‘Bunu sen mi söylüyorsun?’ diye sordu. Kendisine, evet, bunu ben söyledim ya… Read More »

Nafile Oruçlar

Diğer bir adı da tatavvu olan nafile, farz olmayan ibadetlerle Allah’a yaklaşmadır. Kudsî bir hadiste Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm), nafilenin önemini şu sözleriyle ifade buyurmuşlardır: “Kulum bana, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevgili olan bir şeyle yaklaşamaz. Kulum nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder. Nihayet ben onu severim. Ben kulumu sevince de artık onun işiten kulağı, gören… Read More »

Bozulan Nafile Orucun Kazası

Prensip olarak başlanılan bir ibadeti özürsüz olarak bozmak haramdır. Çünkü başlanmış bir ibadeti devam edip bitirmek vacibdir. Ayet-i Kerîmede şöyle buyurulmaktadır: “..Başlanmış olan herhangi bir ameli bozacak bir fiilde bulunarak amellerinizi ibtal etmeyin” Başlanılan bir ibadetin tamamlanması esas olmakla birlikte, nafile olarak başlanılan namaz veya oruç gibi bir ibadet tamamlanmadan, herhangi bir sebepten dolayı bozulursa,… Read More »

Nezir Orucu

Nezir, mükellef olmadığı halde Allah’a ta’zim için yapılmasında sakınca olmayan bir fiilin yapılmasını üstlenmek, kendi üzerine mecbur kılmaktır. Sadece Allah rızasını kazanmak için namaz, oruç, kurban gibi ibadet cinsinden bazı şeyleri nezretmek makbuldür ve sevaba vesiledir. “Nezrim (adağım) olsun, yarın Allah rızası için oruç tutayım (veya) muhtaçlara şu kadar yardım edeyim..” gibi. Böyle bir nezirde… Read More »

Adam Öldürme (Katl) Kefareti

Bir Müslümanı veya İslâm idaresi altında yaşamakta olan bir gayr-i müslimi (zimmîyi) kasıdlı olarak değil de, bir hata sonucu öldüren bir müslümana gereken kefarettir. Bu kişi, gücü varsa bir mü’min köle veya cariye azad eder. Buna gücü yoksa iki ay arka arkaya oruç tutar.