Allah’ı Sevmek

By | 1 Ağustos 2019

Allah sevgisi ise, özü itibarıyla kulun kalbine doğan saygıdır. O saygı ile ancak Allah’a saygı duyulur. Bu bakış açısıyla Rabiatü’l-Adeviyye şöyle der: “Seni iki sevgiyle seviyorum. Biri benim aşkım, diğeri sevilmeye layık oluşun.” İbn Abdüsse- lâm ise, “Muhabbet seni hem kör, hem de sağır eden bir şeydir. Kör olursun, sevgiliden başkasını göremezsin. Ondan başka bir maksat müşahade edemezsin. Sağır olursun; çünkü ondan başkasını duyamazsın” demektedir. İşte onlara bu veciz ifadeleri söyleten, zaten insan ruhunda doğuştan varolan sevginin, Allah’a olan muhabbet ve aşk ile motive edilip ortaya çıkmasıdır.
Sıcak gündeki soğuk su gibi Allah’ı sevme yeteneği gönülde canlanırsa, muhabbet insanın gönlünde hem fıtrî, hem de fiilî olarak zirveye ulaşır. Muhabbetin olduğu bir gönülde, yalancı sevgililerin tahrip edici etkileri bulunamaz. Kalp, bu dualar ile ayrık otu gibi gönlü kaplayan yalancı sevgilerden kurtularak bir sağaltım yaşayabilir.
“Allah’ım Senden sevgini isterim, Seni sevenlerin sevgisini isterim, beni sevgine ulaştıracak işleri Senden isterim. Allah’ım sevgini bana canımdan, ailemden ve sıcak gündeki soğuk sudan sevimli kıl” duası, aslında saf sevginin anahtarıdır. Tam bu noktada, “Saf sevgi nedir?” diye soracak olursak, “içinde herhangi bir bulanıklık bulunmayan, sevginin kalpten ve organlardan sükût ederek orada muhabbetten eser kalmaması ve her şeyin Allah ile ve Allah için olduğu bir anlayışın ortaya çıkmasıdır. Böyle bir sevgiye sahip olan kişi, Allah için seven, Hak aşığıdır.” Demek ki saf sevgi, sadece Allah sevgisini hayatın merkezinde tutarak, Allah dışındaki sevgilileri de Allah için sevmektir. Menfaat kiniyle bulanmamış tek sevgi gönülde canlanır. Sevgi kendisine yakışmayan bulanıklıklardan ve yalancı sevgilerden özgürleştiğinde, saf sevgi doğar. Böyle bir sevgi kalpte doğunca da, âdeta ruh; hastalıklarından kurtulur.
Bu hastalıklar neler olabilir? Mesela, böylesi bir sevgi, insan psikolojisindeki mevcut bağlanma bozukluğunu tedavi eder. Rabbine gönlünü açarak, “Allah’ım Senden sevgini isterim, Seni sevenlerin sevgisini isterim, beni sevgine ulaştıracak işleri Senden isterim. Allah’ım sevgini bana canımdan, ailemden ve sıcak gündeki soğuk sudan daha sevgili kıl” diye Rabbine duada bulunan bir kişi için, o kişinin kulluk bilincinin güçlenmesine bağlı olarak bağlanma bozuklukları da ortadan kalkar.
Bilindiği gibi bağlanma bozukluğu; kişinin sevgiye dayalı, kalıcı ve yakın ilişkiler kurmakta zorluk çekmesiyle tanımlanan bir rahatsızlıktır. Bağlanma bozukluğunun en güçlü tedavisi; güçlü bir sevgi, kulluk bilinci ve teslimiyet duygusuyla sağlanır. Kulluk bilinci Allah aşkıyla ve sevgisiyle birleşince, kişi çevresinde ve ailesinde göremediği sevgiyi, ya da tadama- dığı bağlılığı Rabbinde doyasıya yaşar.
Rabbine bağlanan bir kişi ise Peygamberimizin ettiği bu duayla, aşkın mekânını ve merkezini bulur. Zaten aşk da, aşırı sevgi ve bağlılıktır. Yoğun sevgi denilen aşk, insanın bütün duygularını toplayıp birleştirmiştir. İşte aşkın dayanılmaz ve karşı konulmaz büyük gücü buradan kaynaklanmaktadır. Bu duayla insan, Allah sevgisinin hakiki manasını idrak ederek O’na bağımlı değil; O’na bağlı bir kul olmayı başarabilir. Bu noktada bağımlılık, kişinin kendi başına davranamaması; başka kişi ve kişilerin etkisi, güdümü, yönetimi ve belirlenimi altında bulunmasını gerektirir.
Bağımlı kişilik bozukluğu olan insanlar, duygusal ve fiziksel gereksinimlerini karşılamak için çok fazla başkalarına bağımlı olurlar.Allah’a ve Allah’ın sevdiklerine sevgili kılan dualar ise, Allahu Teâlâ’ya bağlı olan, O’na kul olan, O’nu seven ve O’na kendisini hakiki sevgili hisseden bir insan inşa etmeyi hedefler. Aksine sevgi ve muhabbeti destekleyen veya tetikleyen dualar, Allah’a bağlı; ama Allah dışındaki hiçbir şeye bağımlı olmayan bir insanı inşa eder.