Alçak Gönüllü Olmalı
Mü minlere alçak gönüllü davranıp onlara kanat germesini emret ti. Kimseye karşı böbürlenmemesini bildirdi. Kendini överek temize çıkarmayı yerdi. Kullarının kibirli bir eda ile dolaşmasını yasakladı.
Böbürlenmeyenleri ahirette mutlu edeceğini bildirdi.
Şımaranları sevmediğini söyledi ve şımaranların başına ne felâketler geldiğine örnek olarak da Kârûn’u gösterdi.
Peygamber Efendimiz de;
Alçak gönüllü olanı Cenâb-ı Hakk’ın yükselteceğini haber vedi.55 Kibirlenenlerin yerinin cehennem olduğunu belirtti. Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimsenin cennete giremeyeceğini söyledi.
Ve bir zamanlar Allah Teâlâ’nın çalım satarak yürüyen kibirli bir adamı yerin dibine geçirdiğini anlattı.
Allah Teâlâ’nın kıyamet gününde kibirlenen yoksul ile konuşmayacağını, onu temize çıkarmayacağını, suratına bile bakmayacağını, onu berbat bir azab ile cezalandıracağını ifade buyurdu. Ve böylece kebirin, fakirlerin suratında daha kötü durduğu anlaşılmış oldu.
Herhangi bir hizmetçinin yanına gelip elinden tutmasına, kendisini istediği yere götürüp derdini anlatmasına itiraz etmezdi. Fakirlerle beraber gidip onların ihtiyacını görmekten kaçamazdı.
Kölelerin davetini kabul eder, onlarla birlikte yere oturup yemek yer; en iyi atlara binmesi mümkün olduğu halde eşeğe binerdi.
Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim, Ayet bana kürek ve paça hediye edilse, hemen kabul ederim” diyerek insanların basit ve önemsiz gördüğü ikramları bile kabul edeceğini söylerdi.
Peygamber Efendimizin tevazuunu gösteren böyle nice davranışlar Öfkesini yenmeli Öfkesini yenmek de bir iyiliktir.
Hatta öfkelendiği zaman, istediğini yapmaya gücü yettiği halde öfkesini yutmak gerçek bir yiğitliktir.
Kur an-ı Kerîm’de, Allah’a karşı gelmekten sakınanların bir özelliğinin, öfkesini yutmak olduğu belirtilir.
Peygamber Efendimiz öfkesine hâkim olanları babayiğit diye nitele-i; güreşte rakibini değil, kızdığı zaman öfkesini yenen adamın gerçek yiğit olduğunu söyledi.
Allah katında en sevap davranışlardan birinin, bir kimseye öfkelenip de, öfkesini Allah rızası için yutmak olduğunu belirtirdi. Bir başkası: Allah’ın gazabından nasıl korunacağını sordu. Ona “Sen de başkasına gazap etme!” buyurdu.
