Kıbleye Dönmek

By | 25 Temmuz 2014

hac-umre-seti

Kıbleye DönmekKıbleye Dönmek
Bunun mânâsı, yüzünü bütün yönlerden çevirip bir yöne dön-mektir. Hakikati ise, kalb yüzünü her iki dünyada olanlardan çevirip Allahü Teâlâ ile meşgul olmaktır. Kıbleye Dönmek  Ancak bu şekilde tek sıfatlı olabilir. Zâhirî kıble bir olduğu gibi, kalbin kıblesi de birdir. O da Allahü Teâlâ’dır. Düşünceler vâdisinde dolaşan kalb, yüzün çeşitli taraflara dönmesi gibidir. Bu şekilde namaz olmadığı gibi, bu da namazın hakikati olamaz. Bunun için Peygamber Efendimiz (sal- lâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «Namaza durup arzusu, yüzü ve kalbi Allahü Teâlâ ile olan, namazın sonunda anasından doğmuş gibi olur, yâni bütün günahlardan temizlenir». Hakikaten bilmiş ol ki, yüzü kıbleden çevirince namazın sûreti bozulduğu gibi,  Kıbleye Dönmek  kalb yüzünü Allahü Teâlâ’dan çevirip, başka şeyler düşünmek de, namazın ruhunun hakikatini bozar. Çünkü zâhir, bâtının örtüsü, kılıfıdır. Sûretle, kılıfla alâkalı olan şeyleri kendinde bulundurur. Kılıfın bundan büyük kıymeti yoktur.