“Aranızda iyilik ve takvada yardımlaşınız.” (Maide/2)
Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:
“Kim müslüman kardeşine yardım etmek veya onun faydalanması için bir adım yürürse, ona Allah yolunda yapılan cihadın sevabı verilir.”
“Allah-u Teâlâ öyle kullar yaratmıştır ki, onlar insanların ihtiyaçlarını görürler. Allah onları cehenneme atmayacağına yemin etmiştir. Diğer insanlar hesap vermekle meşgul olurken, onlar nurdan mimberlerde oturarak Allah’la konuşurlar.”
“Kim müslüman kardeşinin ihtiyacını gidermek için çalışırsa, o ihtiyaç giderilsin veya giderilmesin- Allah-u Teâlâ onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar. Ayrıca Allah onu cehennem ateşinden ve nifaktan beri kılar.”
Enes (r.a.) dedi ki: Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu:
“Kim müslüman kardeşinin ihtiyacını görmek için yürürse Allah-u Teâlâ her adım için yetmiş sevap yazar ve her adım için yetmiş günahını bağışlar. Şayet ihtiyacını giderirse, anasından doğmuş gibi günahları affolunur. Şayet o halde vefat ederse hesapsız cennete girer.”
İbni Abbas (r.a.) dedi ki: Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Kim müslüman kardeşinin bir ihtiyacını görmek için onunla yürür ve ona nasihat ederse, Allah-u Teâlâ onu kıyamet günü cehennemden, arası gökle yer kadar olan yedi hendek uzaklaştırır.”
İbni Ömer (r.a.) dedi ki: Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu:
“— Allah-u Teâlâ bazı kavimlere, birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermek için nimetler verir. O kavimler birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermeyince, Allah onlardan nimetlerini alarak başka kavimlere verir.”
Ebu Hüreyre (r.a.) dedi ki: Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Bilmiyor musunuz arslan kükrediği zaman ne diyor.”
Oradaki sahabi:
— Allah ve Rasûlü daha iyi bilir! dediler.
Rasûlüllah (s.a.v.):
“— Ey Allah’ım, beni iyilik işleyenlerin başına musallat etme, diye söyler!” dediler.
Hz. Ali (r.a.) peygamberden şöyle rivayet etti:
“Sizden birinizin birşeye ihtiyacı olduğu zaman, perşembe günü sabah erkenden evden çıkarken, Ali İmran suresinin sonunu, Ayetel Kürsi’yi, Kadr ve Fatiha surelerini okusun. Zira dünya ve ahiret ihtiyaçlarına (cevap) bunlardadır.”
Abdullah İbni Haşan (ra.) dedi ki:
— Bir ihtiyacımdan dolayı Halife Ömer İbni Abdülaziz’e gittim. Bana dedi ki:
— Bir ihtiyacın olduğu zaman birisiyle bir pusula yaz ve gönder. Zira seni kapımda görmekten utanıyorum.”
Hz. Ali (r.a.)’den naklediliyor:
“Kim bir kişinin gönlünü ihtiyacını gidererek sevindirirse, Allah-u Teâlâ o sevinçten bir lütuf yaratır. Ne zaman o insanın başına bir bela gelirse, o lutuf su gibi o kimsenin kalbine akar ve oradan o hüznü çıkarır.”
Yine Hz. Ali (r.a.) dedi ki:
“İhtiyacı gideremeyenlerden, yardım istemektense, onu kendi haline bırakmak daha iyidir.”
İhtiyaçların için sık sık müslüman kardeşine gitme. Zira buzağı anasını emmekte aşırıya giderse, inek onu tekmeler.
Bir şair şöyle söylüyor:
Esirgeme iyiliği kimseden,
Günler geçsin, iyiliği tamam et!
Allah’ın lütfudur hatırla hemen,
Çoklar sana muhtaç şükre devam et?
Başka bir şair de:
Elinden geldikçe gör ihtiyacı,
Sıkılmış kardeşin yardım et ona;
Hangi gün ömürde yardımla dolmuş,
En hayırlı günün odur baksana…
Rasûliillah (s.a.v.) buyurdu ki:
Hayırlı ellere sahip insana müjdeler olsun. Eliyle kötülük yapan insanlara yazıklar olsun!


