Abdullah İbn Mesud (radıyallâhu ‘anh) demiştir ki: “Sizden biri, bir kötülük gördüğü halde ona engel olamıyorsa bile, Allah Teâlâ’nm kalben buğzettiğinizi bilmesi sizin için yeterlidir.”
Sahabelerden biri demiştir ki: “Sizden biri bir kötülük gördüğü halde onu değiştiremiyor ve engel olamıyorsa üç defa şöyle desin:
“Allahım! Bu iş bir kötülüktür! Ben yapılan bu kötülükten hoşnut değilim; ona buğzetmekteyim.” Bunu dediği takdirde Allah (celle celâiüh) o kimseye iyiliği emredip kötülükten alıkoyan kimsenin kazandığı sevabı yazar.
Amr b. Câriye el-Lahmî’nin Ebû Muâviye’den rivayet ettiği bir haber şöyledir. Ebû Muâviye (rahimehullâh) anlatıyor: Ebû Sa’lebe el-Huşenî’ye, “Ey iman edenler! Siz nefislerinizi ıslah etmeye bakın. Eğer siz doğru yolda iseniz, sapıklığa düşenler size hiçbir zaman zarar veremez.” ayeti hakkında ne buyurursunuz? diye sormuştum. Bana dedi ki:
– Senin bana sorduğunu ben de Resûlullah’a (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) sormuştum. Bana şöyle cevap vermişti:
– Ey Ebû Sa’lebe! İyiliği emredip kötülükten sakındırınız. İleride insanların (ahireti terk edip) dünyayı tercih ettiğini, ona hırs içinde itaat ettiklerini, her fikir sahibinin kendi görüşünü beğendiğini görürsen, kendini kurtarmaya bak. Çünkü sizden sonra çok sabır gerektiren günler gelecektir. O günlerde sizin şu yaptıklarınızı yapanlara, sizin şu anki amellerinizi işleyen elli kişinin amelinin sevabı kadar sevap verilir. Bunun üzerine sahabe-i kirâm şöyle sordu:
– Ey Allah’ın Resûlü! Bizim gibi elli kişinin sevabı mı yoksa onlar gibi olan elli kişinin mi? Resûl-i Ekrem (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
– Sizin gibi elli kişinin sevabı!”
Kays b. Ebî Hâzim anlatıyor: Ebû Bekir Sıddîk’ten (radıyallâhu ‘anh) işittim; diyordu ki: “Siz, Ey iman edenler! Siz nefislerinizi ıslah etmeye bakın. Eğer siz doğru yolda iseniz, sapıklığa düşenler size hiçbir zaman zarar veremez…’ayetini yanlış tefsir ediyorsunuz. Vallahi ben Resûlullah’ın (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) şöyle dediğini işittim:
“Bir topluluğun içinde günahlar işlenir, onlar da buna engel olmazsa, Allah’ın onların tümüne birden getireceği azap pek yakındır.”
İbn Mesud’a (radıyallâhu ‘anh) aynı ayetin tefsiri sorulduğunda şu cevabı vermiştir: “Şu anki zamanımızda böyle bir durum yoktur. Fakat insanların heva ve hevesleri çoğalır, birbirleriyle münakaşaları artarsa, o takdirde herkese kendisini kurtarmak düşer.”

