Erkek Ailede Ne Fazla Baskı Yapmalı, Ne De Müsamahakar Olmalıdır
Bir erkeğin gerek evinde ve gerekse eve gelip giderken aile ve çocuklarına karşı aşırı derecede asabi davranıp bağırması, çağırması ve evdekileri korkutması evde âdeta dehşet saçması İslâm’ın yüce ahlâkına uymaz. Çünkü bu çeşit hareketler ev halkım erkekten soğumalarına ve ondan nefret etmelerine yol açar. Bu arada çocuklar da yanlış yollara saparak ailede huzur bozulmuş olur.
Bir erkeğe yakışan evinde ve dışarda gayet vakur ve ciddî hareket ederek çocuklarının ve hanımının terbiyesi ile uğraşması gerekir.
Fakat ara sıra onlara karşı güleryüz, tatlı dille Şefkat ve merhametle muamele etmeli ve onlara büyüğü ve aile reisi olduğu hissini vermelidir.
Resûlullah (S.A.V.):
«İnsanların en kötüsü ehlini sıkan, ailesi üzerinde baskı kurandır.» diye buyurdular.
Ashâb:
— Ya Resûlullah, insan ailesi üzerine nasıl baskı kurabilir? diye sordular.
Erkek aile fertleri üzerinde fazla müsamahakâr da olmamalıdır. Erkek aşırıya kaçmamak üzere gayretli ve kıskanç olmalıdır. Onların evin dışındaki hareketlerine geliş gidişlerine, yabancılarla olan münasebetlerine, giyim ve kuşamlarına bilhassa dikkat etmelidir.
Onların İslâm terbiyesi, İslâm ahlâk ve an’anesi üzere olmalarım sağlamalıdır.
Erkek, eşme karşı olan güzel muamelesinde itidali elden bırakmamalı, karısının gözünde otoritesini kaybe- memelidir.
Ahlâk dışı hareketini görünce derhal sertleşmen ve bu çeşit fiillere asla müsamaha etmemelidir. Dine ve insanlığa bir iş yapacak olursa derhal karşı çıkmalı ve buna engel olmalıdır. Çünkü karısına karşı olan otoritesini kaybeden erkek karısının isteklerine tabi olmaya başlar ve artık kadının ahlâkının sükût devresi başlar. Artık, erkeğin ailesi üzerinde hiçbir otoritesi kalmaz.
Peygamberimiz buyuruyor ki: «Karısına kul olan yüzüstü sürünsün.»
Karışırım isteklerine uyan bir erkek onun kölesi durumuna düşer ki, böyle bir erkek lanet edilmeye lâyıktır.
Çünkü Allah erkeği kadının hâkimi kılmış ve öyle yaratmıştır. O, karısının emirlerine itaat etmekle Allah’ın bu hükmünü tersine çevirmiş ve şeytana itaat etmiş olur.
Müslüman!
Allah’ın «kendinizi ve ehlinizi cehennem ateşinden koruyun» emrini, Resûlûllah’m «Hepiniz çobansınız ve çobanlığınızdan mesulsünüz» ikazını unutma!
Atalarımız «Ağaç yaş iken eğilir, kızım dövmeyen dizini döver» demek suretiyle bize ne güzel yol gösteriyorlar. Aile ve çocukları üzerinde kıskanç ve gayretli ol. Ashabın âdet ahlâk ve ananelerine bak ve onların yalayışlarından ders al.
Sa’d b. Ubade diyor ki:
«Eğer karımın yanında yabancı, bir erkek görecek olsam onu kılıcımın keskin tarafıyla öldürürüm.»
Bunun üzerine Resûlullah da şöyle buyurdu:
«Siz Sa’d’ın gayret ve kıskançlığına mı şaşıyorsa, nuz? Ben ondan daha kıskancım, Allah ise benden daha gayretli ve daha kıskançtır.»
Resûlullah hadiste geçen Allah’ın kıskançlığını şöyle tefsir etmiştir:
«Allah mü’minler hakkında gayret ve hamiyyet gösterir. Allah’ın gayreti, mü’minlerin Allah’ın haram kıldığı şeyleri istememesidir. Allah herkesten daha çok gayretli olduğundandır ki. kullarına kötü söz ve kötü huyları haram kıldı.»

