Çeyiz Hazırlamak
Her anne ve baba kendi durumlarına ve o çevredeki âdetlere göre fazla lüks ve gösterişe kapılmaksızın ve lüzumsuz şeyleri alarak ağır borçlara girmeksizin gelin olacak kızlarına çeyiz hazırlamaktadırlar. Bu hem İslâm’ın yüce emirlerinden ve hem de Ashâb’ın üstün âdetlerin dendir.
Resûlullah’ın (S.A.V.) kızı Hz. Fatıma’yı evlendireceği zaman Hz. Ebû Bekir’i çağırarak:
— Ey Ebû Bekir şunu (para) al da çarşıya çık. Fatı ma’ya çeyiz için neler gerekiyorsa hepsini al.
Aldıklarını taşımakla sana yardımcı olmaları için Bilâl ile Selmâni (Selmânı Farisî) da yanına al, buyurdu.
Çarşıya giden Hz. Ebû Bekir bir tane sedir, bir tane yün yatak, içi hurma lifleriyle dolu olan bir yastık, bir tane battaniye, bir tane kilim, bir maşrapa, bir takım çamaşır ve elbiselerle ufak tefek birşeyler aldı.
Hz. Fatıma’nın Çehizi şunlardı:
Hurma lifiyle, doldurulmuş bir yastık ve bir minder, i
Ketenden yapılan bir yatak. Yünden bir perde. Bir tane Aba (Haydel). Bir gömlek. Bir kilim.
Bir tane desti. Bir maşrapa. Çeyiz Hazırlamak Ve bir deve.
Hz. Ebû Bekir’in çarşıdan aldıklarını gören Resulul lâh’ın gözleri yaşardı. Ve şöyle buyurdu;
Ya Rabbi senin hoşlanmadığın israftan sakınan i kimselere bu eşyaları hayırlı ve mübarek eyle!
Hz. Fatıma bütün hayatı boyunca bu eşyaları kullanmıştır. Zamanımızda maalesef birçok müslümanlar kız çocukları için daha küçük yaşlarda çeyiz hazırlamaya başlıyorlar.
Bunu yaparken de zamanın gereğidir diyerek israfa kaçıyor, ağır yüklerin altına giriyorlar. Bugün müslümanlar gösteriş ve israf bakımından birbirleriyle yarışır hale geldiler. Fakirlere akrabalara, komşulara ve memleket menfaatine biraz olsun fedakârlıkta bulunmazlarken çocuklarının çeyizleri için âdeta seferber olurlar.
Hazırladıkları çeyizlerde altın bilezikten tutunda lüks mobilyalar, ender halılar, dolapları dolduracak kadar çamaşırlar, ipek elbiseler ve daha başka neler yok ki.
İki günlük dünya hayatı için ellerinden gelen bütün gayretleri göstermekten kaçınmazlar da, evlâtlarının hem dünya ve hem de âhiretlerini ilgilendiren manevî yönlerine
hiç önem vermezler. İslâm ahlâkını, İslâm dinini öğretmez ve âdeta çocuklarını manen kör olarak yetiştirirler.
Ulu Allah buyuruyor ki:
«Dünya hayatı bir oyundan ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Çeyiz Hazırlamak Âhiret yurdu ise sakınanlara (Allah’ı sevenlere elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklının başınıza almayacak mısınız?» (Enam sûresi, âyet: 32)
Yukarda adı geçen süs ve ziynetler müslüman kadınlara haram değil bilakis mubahtır.
Fakat bunun şartları vardır. İsrafa dalmamak, fakirlere karşı kibirlenmemek ve şükrünü eda etmek bunların başında gelir.

