Sünnetin Öğrettiği Boşama Biçimi Hiçbir Sistemde Bulunmayan Birleştirici ve Yapıcı Özellikler Taşır

By | 20 Temmuz 2014

kuran

 

evlilik2a)      Kadın erkeği adetli halinde boşayamayacak, âdeti bittikten sonra hiç cinsel ilişkide bulunmadığı temizlik süresinde boşayacaktır. Böylece cinsel ilişkiye acıktığı bir anda onu gözden çıkaramayacak ve boşaması zorlaşacaktır.

b)      İslamda kadınla erkek birbirine üç bağla bağlı bulunduklarından, birinci boşamada kadının erkekle bütün ilişkileri kesilmeyecek, kadın “id- det” dönemine girecektir. Böylece erkek yalnızlığın tadını birazcık tada­cak, karısını arzulayacak ve boşadığı andaki duygularından sıyrılmış ola­rak düşünme imkanı bulacak ve köklü bir sebep yoksa, yeni bir nikaha bile gerek kalmadan karısına dönecektir. Aynı imkan ikinci boşamasında da tanınacak, üçüncü defa boşaması ise böyle önemli bir kurumu hafife alma anlamı taşıyacağından, artık o kadına dönmesine izin verilmeyecek ve erkek bir bakıma cezalandırılmış olacaktır.

Boşamada sünnete uymaz ve yasaklanan bidat türü bir boşama ile karısıyla kendi arasındaki bütün bağları bir anda koparırsa, bu boşama da geçerlidir. Ancak erkek bir suç işlemiştir ve cezasını görmelidir. Bir defa yaptığı iş bir günahtır ve manevi sorumluluğu vardır. Karısına artık istese de dönemeyecektir. Onun “İddeti” süresince her türlü nafakasını sağlayacak ve malî bir cezaya çarptırılacaktır. Ve görüldüğü gibi, bu sis­temde gadre uğrayan kadın değil, aslında erkektir. Bu yüzden, işin ma­nevi sorumluluğu bir tarafa, bu riskleri göze alamayınca erkek kolay ko­lay boşama yoluna gidemeyecektir. Bu, işin işleyiş biçimine değil, sonu­cuna bakmakla kolayca anlaşılabilir.

Diğer yönden boşanmak için ciddi sebepler varsa, kadın-erkek bir sü­rü engelle karşılaşmadan, mahkemelere düşüp, milletin huzurunda bir­birlerini rezil etmeden kolayca ayrılabilecekler ve özledikleri yuvayı kur­mak için şanslarını yeniden deneyebileceklerdir.

Boşama uygulaması bu söylediğimiz biçimde olmaz ve kadının hak­ları çiğnenirse, mahkemeleri yanında bulacak ve “haklı, hakkını-alıncaya kadar güçlü” olacaktır.