HİZMET ETMEK İSTEYEN BİLMELİDİR
Şeytan avare insanla, boş gezenle uğraşmazken, nefis de hizmet etmeyenle savaşmaz. Çünkü bir insan ibadetten mahrum, hizmetten uzaksa, nefis onun dostu olur ve nerede Allah (c.c.) nzası için çalışan birisi varsa onu hor gösterir.
Bakarsınız adam cami, okul yaptırmış, Kur’an Kursu açtırmış; insanlık yaranna bir şeyler yapmaya çalışıyor… Şeytan hemen devreye girer ve “bakmayın onun cami, kurs, okul yaptırmasına; kim bilir ne kadar insanın hakkını yemiştir” der ve başlar o insanı, hizmetten uzak olanlara düşman göstermeye.
Hizmet eden insana da, “aslında bu mahallenin veya ilçenin en iyi adamı sensin. Şu gafil insanlara bak! Sabahtan akşama kadar kahve köşelerinde ömürlerini tüketiyorlar; ama sen öyle değilsin. Sen seçkin insansın, senin ilmin var… Hem sen çok güzel hatipsin… Sen eşi benzeri az bulunan, daha büyük makamlara layık birisin… Senin sayende niceleri yola geldi, niceleri iş bulup ekmek sahibi oldu… Sen olmasaydın kim bilir onlar, şimdi hangi sokakta, ne kötülükler yapacaklardı… Hülasa sen bambaşkasın… “diyerek onu kandırmaya çalışır.
İşte tam bu noktada kişi uyanırsa, bunun bir şeytan oyunu olduğunu anlar. Ama eğer uyanmaz ise, ömrünü hizmet için geçirdiğini zannederken şeytanın esiri olarak bitirir.
