EBEDÎ OLAN TEK MAKAM
Gözün görmesini sağlayan ışık olduğu gibi insanı diğer canlılardan ayıran da “akıl nimeti” dir. Akim çalışmasını sağlayan “Allah’ın kelâmı Kur’an” dır. “Kur’an’ sız akıl” karanlıkta kalmış göz gibidir.
Akıl Kur’an ile cilalandıkça, vicdanın üzerindeki küller yok olur gider. İşte o zaman insan, ağzına giren lokma ile ağzından çıkan kelimeyi; gözü ile gördüğünü, kulağıyla duyduğunu, eli ve ayağıyla yaptığını her an kontrol eder. Vicdanı insanı öyle kontrol eder ki, bütün azalar alarm sistemi gibi olur. İnsan şaşırıp da kötü bir iş yaptığı zaman, vicdan mekanizması, sahibi ile hal diliyle konuşur ve adeta ona emir veren komutan üslubuyla, “durhele, sen Allah’a iman eden Hz. Muhammed Mustafa (s.a..v.) ‘ya ümmet olmaya aday bir kulsun, sen kötülük yapamazsın “der.
Eğer vicdanın üstü küllenmiş ise o kişi kontrolden çıkmış bir araç gibidir, nerede duracağı, kime vuracağı belli olmaz. Bu kişilerin uyanması çok zordur; ya başına bir musibet gelecek ondan alacağı ders ile uyanacak, ya da uyurgezer olarak ömrünü bitirecek.
