HAZRETİ YAHYA ALEYHİSSELÂM
Hazreti Zekeriyya (Aleyhisselam) samimi duası üzerine Allâhü Teâlâ ona kendisine halef olacak Yahya isminde bir çocuk ihsan etmişti. Hazreti Yahya (Aleyhisselam) daha küçük yaşta iken babasının vaazlarını dinler ibadetle meşgul olurdu. Küçük yaştan itibaren Tevrat’ı öğrenmişti. İsrailoğullarını doğru yola çağırıyordu.
Allâhü Teâlâ tarafından kendisine peygamberlik verildi. Milletini Tevrat’ın hükümlerine uymaya davet etti. Kendisi de Hazreti Musa (Aleyhisselam)ın şeriatına göre amel ediyordu. Daha sonra Hazreti İsa (Aleyhisselam)a İncil indirilince Tevrat ın hükmü kaldırıldı. Ve Hazreti İsa (Aleyhisselam)ın şeriatı ile amel etmeye başladı. Kavmine de bu yolda telkinde bulundu.Hazreti Yahya (Aleyhisselam) hayatında evlenmemiştir. Nefsini şehvetten men etmek için iffet ve takvasından dolayı bütün dünya lezzetlerini terk etmiş, küçükken bile oyun oynamamıştır. Kendisini oyuna çağıranlara “Ben oyun için yaratılmadım” diye cevap vermiştir.
İsrailoğullarının ileri gelenlerinden birisi Hazreti Yahya (Aleyhisselam)a gelerek evlenmek istediğini söyledi. Hazreti Yahya (Aleyhisselam), onun evlenmek istediği kızın, Hazreti İsa (Aleyhisselam)m şeriatına göre mahrem olduğunu söyleyerek evlenemeyeceğini bildirdi. Çünkü evlenmek istediği, kız kardeşinin kızı idi.
Damat namzedi itiraz ederek şöyle dedi: “Ey Yahya! Hazreti Musa (Aleyhisselam)ın şeriatına göre evlenmemiz caizdir” deyince Hazreti Yahya (Aleyhisselam) şöyle cevap verdi: “Artık Hazreti İsa (Aleyhisselam) şeriatına göre amel etmemiz gerekiyor” dedi. Bu karar o zamanki hükümdarın hoşuna gitmedi. Ve Hazreti Yahya (Aleyhisselam)ın yakalanıp getirilmesi için emir verildi. Hazreti Yahya (Aleyhisselam)ın mübarek başını keserek şehit ettiler.
Şehit peygamber Hazreti Yahya (Aleyhisselam)ın kesilen başı bir mucize olarak dile geldi: “Bu kız sana haramdır” diye konuşmaya devam etti.
Hazreti Yahya (Aleyhisselam) şehit edildiği zaman otuz dört yaşlarında bulunuyordu. Şehit Peygamber Hazreti Yahya (Aleyhisselam)ın türbesi Şam-ı Şerifte Emevi Camii Şerifi’nin içindedir. El, kol ve kafatası kemikleri İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi’nde korunmaktadır.
