Mekke’den İstanbul’a Efendimiz’in Rayesi

By | 1 Ağustos 2019

Şecere Mescidi’nin tam karşısında, araba yolunun ötesinde hemen hemen aym görünümde bir başka mescit ile karşılaşırsınız. Adı Mescidü’r-Râye. Râye sancak, bayrak manasına geliyor. Peygamber Efendimiz(sas) Mekke’nin fethi için şehre girdiğinde tam şehrin girişi olan bu yerde durarak elindeki Ukab adı verilen mübarek sancağı buraya dikmişler. Ukab, kartal manasına gelen bir kelime. Efendimiz’in(sas) siyah sancağına verilen bir isim bu. Sancak günümüz-de İstanbul’da Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler’in arasında gümüş bir muhafaza içinde sergileniyor. Mukaddes Emanetler adlı eserde ilk kez resmi yer alan bu mübarek Peygamber sancağı neler neler görmüş. Önce Mekke’nin fethini görmüş. Sonra Hz. Ali’nin(ra) elinde dalgalanarak Hayber’e gitmiş ve bu mübarek fethi görmüş. Peygamber Efendimiz(sas) bu sancağı, Mute destanını yazmak üzere giden sahabeye de vermiş. Önce Zeyd bin Harise, sonra Cafer-i Tayyar, ardından Abdullah bin Revaha taşımış bu kutlu sancağı. Üçü de art arda şehit olunca Halid bin Velid Hazretleri alır sancağı eline ve destana son noktayı koyar.
İşte bu mübarek mekân bizi İstanbul’dan Mute’ye, Hayber’e ve daha nice yerlere götürmektedir.