Mekke Dağları Ve Şahit Oldukları

By | 1 Ağustos 2019

Mekke’de bulunan bir kişi en azıdan bir kez şehri çeviren dağlardan birinin üzerine çıkarak oradan Mekke’yi daha iyi kavramaya çalışmalıdır.
Kâbe, bir çanak gibi duran bu dağ silsilelerinin tam ortasındaki vadide bulunuyor. Kabe’yi çeviren bu dağlardan birine çıktığınızda karşınızda birtakım sıradağlar görüyorsunuz. Sağdan itibaren bakacak olursak, en başta Cebel-i Handeme’yi görüyoruz. Ebu Kubeys, Cebel-i Elandeme silsilesinin sadece bir bölümü. Onun karşısında Keykuvan Dağları denilen sıradağlar var, ortadaki vadiye de Vadi-i İbrahim deniyor. Burası Hz. İbrahim’in hanımı Hz. Hâcer’i getirip bıraktığı vadidir. Sonrasında vadinin tam ortasından zemzem çıkmış ve Kâbe’nin de bu vadinin tam ortasına inşasıyla birlikte burası özel bir yerleşim alanı haline gelmiştir.
Buradan Mescid-i Haram ve etrafını çeviren dağlar tüm detaylarıyla görülebiliyor. Aslında bu dağlann etrafını çevirdiği Kâbe manzarasının büyüleyici görüntüsünü en iyi uydudan çekilmiş bir kareden izlemek gerekir. Burada her bir dağ sanki namaz kılacak bir insan gibi yönünü Kâbe’ye dönmüş ve başını yere koymuş gibidir. Bu dağların hepsi dikine Kâbe’ye doğru bakmaktadır.
Kâbe’nin sırtını dayadığı tepelerden bir tanesi Ecyad bölgesine giriyor. Ecyad deyince daha çok yıkılan kalemizi hatırlıyoruz. Kalenin üzerinde bulunduğu tepenin adı Cebel-i Bülbül iken Ecyad ismi, kalenin de bulunduğu bölgenin adıymış. Burası bir zamanlar  Arapların at yetiştirdikleri bir yermiş. “Ciyad” at manasına geldiği için Ecyad kelimesiyle güzel atları kastediyorlarmış.
Hemen arkamızda Mesfele var. Burası hac mevsiminde Türk kafilelerinin konakladıkları mekân. Eskilerin anlattığı kadarıyla bundan kısa bir süre öncesine kadar Mekke bu kadar büyük değilmiş. Hatta bugün yüzlerce evin bulunduğu Mesfele’den, o günlerde ıssızlığı sebebiyle geçmeye korkarlarmış.
Bu yükseklikten bakınca Kâbe’nin tarih boyunca neden bu kadar çok sel baskınına maruz kaldığını insan daha iyi anlıyor. Bir defasında gerçekleşen bir selde Hz. İbralıim’in (ra) mübarek ayak izlerinin bulunduğu kaya parçası bu selin akıntısına kapılarak Mesfele ye kadar sürüklenmiş.
Bulunduğumuz yerin Peygamber Efendimiz’in(sas) hayatına bakan ayrı bir anlamı da var. Efendimiz(sas) küçüklüğünde buralarda çobanlık yapmış, koyun gütmüş ve insanı idare sanatı adına çok önemli olan sevk anlayışını daha çocukluğunda kavramaya çalışmıştı.