İzinsiz Eşya Almanın Alışkanlığa Dönüşmemesi İçin Neye Dikkat Edilmeli?

By | 1 Ağustos 2019

Anne-babalar, çocuklarının izinsiz eşya alimim kabul etmekte zorlanırlar. Çünkü bu bir hırsızlık-eşya aşırma-çalma gözüyle değerlendirilir. Ayıp ve büyük bir suç olarak da görüldüğü için genellikle çocuklar cezalandırılır. Çocuğuna şiddet uygulayarak birçok problemi çözebilecek zannında olan anne-babalar var. Çocuk eğer yanlış yoldaysa, tokat atılarak, dövülerek, hakaret edilerek, aşağılanarak geriye döneceği düşünülüyorsa, evet döner. Çocuk bir daha belki hırsızlık yapmaz, ama bu sefer gidip daha ağırını yapabilir. Anne-babasının karşısına iffetsizlik ile çıkabilir. Böylesi bir durumla karşı karşıya gelindiğinde, yapılacak olan şey çocuğa şefkat dolu davranmaktır.

Bir çocuk kendini değerli hissediyorsa bu türlü davranışlar içerisine giremez. Onun boynuna ip takılsa da, ayaklarına zincir vurulsa da, “Hayır ben bunu kendime yakıştıramam, ben bunu yapamam” diyerek direnç gösterir.
Ne kadar ahlak dışı davranış varsa, ne kadar kültür dışı davranış varsa, ne kadar toplumun hoş görmediği davranış varsa, kendisini değersiz, aşağılanmış hisseden kişilerin bu davranışları yaptığını görürüz.
Zaten çocuk kızgın bir anne-babanın karşısında yaptığı bir şeyi söyleyemez. Ötesinde, çocuğa hesabını veremeyeceği sorular sorulursa, çocuk batağın içine iyice batar. Bu sebeple,
• bu durumu çocuğun yüzüne vurmayın.
• ortaya çıkartmak için özel çaba sarf etmeyin.
• şüphelendiğinizi her halinizden belli etmeyin.
• duyurucu laflar söylemeyin. 
Çocuk sözlerle ve ötesinde cezalarla, kendisini aşağılanmış hissederse, artık her türlü aşağılık davranışı yapmaktan çekinmez. Korkulan şey de tam olarak budur. Ve bu, çocuğu alışkanlık kazanmaya götüren en kritik noktadır.
Bir insan utanmasından dolayı, birisinin onu ayıplamasından dolayı, birisinin onu dövecek olmasından dolayı davranışından vazgeçmez. Bir insanın aşırma eyleminde bulunmaması için içerisinde temel değerlerin oluşmuş olması lazımdır. Bu ister manevî değerler olsun, ister etik, ister ahlak değerleri, ister toplumsal kabul edilmiş değerler olsun; vakti zamanında bunların yerleşmiş olması lazım ki, insanın içerisinde bir utanma hissi, yaptığı yanlış davranışlara karşı bir mahcubiyet hissi oluşsun.
Çocuğu anlamaya çalışarak, yeniden diyalog kurarak ve onun içindeki yalnızlığını hissederek bir birliktelik oluşturulursa, ancak o zaman sorunun içinden çıkılabilir. Yoksa utandırılarak hırsızlıktan vazgeçmeyecektir. Yani ‘izinsiz eşya almanın’ yanlış olduğunu, kendisine yakıştırılamadığını hissettiği zaman, o davranışı bir daha tekrarlamayacaktır.