Peygamber Efendimizin uyguladığı ve bizlere tavsiye ettiği terbiye sisteminde:
Çocuğa gönlünü kıracak kadar kızmak, hakaret etmek, küçümsemek, bağırıp çağırmak ve dövmek yoktur.
Çocuğu disipline etmek ayrı şeydir, dayağa başvurmak ayrı şeydir.
Disiplin deyince çoğu anne babalar dayakh eğitimi anlıyorlar ne yazık ki. Eğitimcilere göre disiplin, çocuğa doğru davranışlar kazandırmaya çalışmaktır. Bir taraftan doğru davranışlarında memnuniyetinizi belli edip onu cesaretlendirirken, diğer taraftan yanlış davranışlarım onalamadığınızı bir şekilde hissettirmeniz gerekir. Sevilen bir çocuk sevginizi kaybetmek istemez. Yerine göre üzüldüğünüzü söylemeyi, kırıcı olmadan sözle uyarmayı, sevdiği bir şeyden bir müddet için mahrum bırakmayı deneyebilirsiniz. Dayak en kötü disiplin aracıdır. Bu da müsait yerlerine vuracağınız şefkatli bir iki tokattan ileri gitmemelidir. Yüze tokat atmak Peygamber Efendimiz tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.
Aşırı baskı ne kadar zararlı ise, aşırı korumacı sevgi de o kadar zararlıdır. En güzel yol, orta yoldur ve bunun adı adalettir. Lütfen, çocuklarınıza karşı adil olmaya çalısın!
Hizmetkârı olma şerefine eren Hz. Enes b. Malik: “Allah Resûlü’ne on sene hizmet ettim; yapmadığım bir şeyden ötürü “niçin yapmadın?”; yaptığım bir işten dolayı da, “neden yaptın?” dediğini hatırlamıyorum. Beni hiç azarlamadı” der.121
Yine der ki: “Allah Resûlüne on sene hizmet ettim. Ne beni dövdü, ne de bana kötü bir söz söyledi, ne de bana yüzünü ekşitti.”
Düşünün…
On sene Peygamber Efendimize manevi bir evlat olarak hizmet veriyor ve bu kadar uzun zaman içinde O’ndan değil bir tokat, bir yüz ekşitme bile görmüyor.
Bu olay bile tek başına çocuğa dayak atılmaması gerektiğini gösteren güzel bir örnek olarak yeterlidir bana göre. Hz. Enes, on yıl Peygamber Efendimizin aile fertlerinden biri gibiydi. Evine serbestçe girer çjkardı. O bakımdan onun şu sözü de son derece önemlidir: “Aile fertlerine karşı, Hz. Muhammed (sav) den daha şefkatli davrananını görmedim.”
“Alemlere rahmet” olarak gönderilen Zat’an daha şefkatli kim olabilirdi ki!
O’nun yolunu izleyenlerin de müşfik olmaları gerekmez mi?
