Peygamber Efendimizin, Allah’ın Kullarına Olan Rahmeti

By | 1 Ağustos 2019

Peygamber Efendimizin öğretmenliğinin en dikkat çeken özelliklerinden biri, duyduğu ve yaşadığı olaylara özel ve farklı bakışı, yorumu ve değerlendirmesiydi. Yani Yüce Allah, olaylardan ders çıkarma ve insanlara ibret almaları için aktarma becerisi vermişti O’na. Bu özelliğiyle de hem tüm öğretmenlere, hem de bize olaylara farkı bir açıdan bakma dersini vermiş oluyordu.
Bir savaş sonrasıydı. Huzuruna bir çok esir getirilmişti. İçlerinde göğüslerinin sütle dolu olduğu fark edilen bir de kadın vardı. Çocuğunu bulmak için bir sağa, bir sola koşuyor ve esirler arasında rastladığı her çocuğu kucaklayıp emziriyordu. Çocuğunu da bulunca alıp bağrına şefkatle bastı ve emzirmeye başladı. Herkes bu manzarayı görüyor ve dikkatle izliyordu.
Bir de gelin, Peygamber Efendimizin olayı nasıl görüp değerlendirdiğine bakalım. Ashabı merakla kadını izlerken O (sav), onların dikkatlerini toplamak için önce:
– Bu kadının, çocuğunu ateşe atacağına içinizden inanan olur mu, diye sordu.
Hepsi, beklenmeyen bu soru karşısında önce şaşırmış, sonra da:
– Hayır, demişlerdi. Gücü yettiği sürece atmaz.
Dikkatleri kendine toplamış ve sorusuyla söyleyeceklerini dinlemeye hazır hale getirmişti tüm zihinleri.
İşte o zaman da olaydan çıkardığı dersi anlattı:
Bilin ki, Allah’ın (siz) kullarına olan rahmeti (merhameti-şefkati), bu kadının çocuğuna olan şefkatinden fazladır.