Ashabdan, Abdullah bin Ebi Evfa’dan(ra) naklen şöyle bir hadis-i şerif’ intikal etmiştir, “Resulullah, benden 40 bin dirhem borç aldı, mal gelince borcumu verdi ve bana böyle dua etti:
Bârekallahu fıke ve ehlik.
“Allah ailene, malına bereket ihsan eylesin.”
Bize bir iyilikte bulunulduğunda, o kişiye böyle bir duada bulunmak, hem o kişi için hem de bizim için hayırlı bir davranış olacaktır.
Hz. Peygamber ayrıca, “Kime bir iyilik edilir de, onu yapana, “Cezakallahu hayran.” “Allah sana hayırlı mükâfâtlar versin.” denirse, ona gerçekten dua etmiş olunur.” buyurmuştur.
Hepimizin bildiği gibi Resulullah(sav) bir vefa insanıydı ve kendisine iyilik edene mutlaka ondan daha iyi bir iyilikle mukabele ederdi. İbni Abbas(ra) anlatıyor, “Resulullah(sav) ihtiyaç gidermek için helâya gitmişti. Kendisine abdest
suyu getirdim. Çıktığında, “Bunu kim getirdi?” buyurdular. Oradakiler de benim getirdiğimi söyleyince şöyle dua etti, “Allah’ım, ona derin bir din bilgisi, din ilmi ihsan eyle.”
Resulullah’m(sav) kendi öz yeğenine yaptığı bu dua, hayatımızı iyilikle örerek kötülüğün araya girmesine fırsat vermememiz için bir rehberdir, ışıktır…
Ebu Eyyûb el Ensarî(ra), Resulullah’ın(sav) sakalından onu rahatsız edecek olan bir şeyi aldı. Peygamber Efendimiz de, “Ey Ebu Eyyûb, Allah da senden hoşlanmadığın her şeyi alsın. Kötülük görmeyesin. Dert görmeyesin.” dedi. Hz. Peygamber’in(sav), sakalından küçücük bir çöpü bile alanın dünya ve ahiretine dua etmiş olması bizim için çok önemli bir örnektir.
