Bir kimsenin, mü’min ve Müslüman kardeşinin cenazesine katılması, onu kabre kadar yolcu edip toprağa vermesi Peygamber Efendimiz’in sünnetidir ve Resulullah bunu tavsiye etmiştir. Cenaze taşıyanların, mahşer günü uzun boylu olarak haşr edilecekleri, Resulullah(sav) tarafından müjdelenmiştir. Cenazenin üzerine en az üç defa toprak atılması sünnettir ve toprağı el ile ya da kürekle atan kimseler ilk atışta,
Minhâ halaknâküm.
“Sizleri topraktan yarattık.” demeli; ikinci defa toprak atışında,
Ve fîhâ nüîdüküm.”Sizi o toprağa döndüreceğiz.” demeli; üçüncü toprak atışında ise,
Ve minhâ nuhricüküm târeterı uhrâ.
“Ve ikinci defa sizi oradan yani topraktan haşr edeceğiz. Hesap için çıkaracağız.” demelidir.26 (Her üç ifade de, Taha Suresi’nin, 55. ayet-i kerimesinde zikredilmiştir.)
Cenaze Duası
Ümmü Seleme’den(ra) rivayetle, “Hz. Peygamber(sav), herhangi bir kula bir musibet, bir ölüm haberi isabet edince:
İnnâ UUâhi ve innâ ileyhi râciûn. Allahümme’cürnî fi musibeti ve ahlifnî hayrerı minhâ.
‘Allah’tan geldik ve yine O’na döneceğiz. Allah’ım, şu felaket ve bana acı veren bu iş sebebiyle bana ecir, sevap ve dayanma gücü ver. Allah’ım, şu kaybettiğimin yerine daha hayırlı olanı bana lütfeyle.’ diye dua ederse, Allah bu musibetin yerine ondan daha hayırlı olacak bir şey ikame eder. Kocam Ebu Seleme öldüğünde Resulullah’ın bana buyurduğu gibi dua ettim. Allah bana kocam vefat ettikten sonra Resulullah’la(sav) izdivacı nasip ederek, bana büyük bir şeref ihsan eyledi.
Ebu Musa el Eşari’den(ra) rivayetle Resulullah(sav) şöyle buyurdu, “Bir kimsenin çocuğunun vefatı üzerine yüce Allah meleklerine şöyle seslenir, ‘Siz filanca kulumun çocuğunun ruhunu aldınız değil mi?’ Melekler de ‘Evet ya Rabbi.’ derler. Bunun üzerine Allah Teâlâ, ‘Peki o kulum ne yaptı?’ der. Melekler de ‘Sana hamd etti ya Rabbi.’ derler. ‘Biz Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz diye söyledi.’ derler. Bunun üzerine Allahü Teâlâ, o meleklere şöyle buyurur, ‘Kuluma Cennet’te bir saray yapın ve adını da Hamd Evi koyun.’ “
Beytü’l-Hamd… Allah Teâlâ gönül meyvemizi, can parçamızı alıp, yavru- muzun acısıyla bizi imtihan ettiğinde O’na hamd edersek, “Sen’den geldik, Sana döneceğiz Allah’ım.” zikriyle, sabırlı bir mü’min olarak kederimizi, sıkıntımızı, acımızı Allah’a arz edersek Rabb’imiz, bizim için Cennet’te hamd sarayı yaptıracaktır. Ne mutlu Allah’ın Cennet’te meleklere yaptırdığı hamd evine girenlere…
Cenazeyi Kabre ‘İndirme Duası
Abdullah ibni Ömer’den(ra) rivayetle, Hz. Peygamber(sav) bir mü’minin cenazesi kabre koyulurken şöyle dua ederdi:
Bismillahi ve alâ sünneti resûlillâh. “Allah’ın adıyla ve Allah Resulü’nün sünnetiyle seni kabre indiriyorum.”
Bu hadis-i şerifin devamında, ölüyü kabre indirenlerin okuyacakları şöyle bir dua da vardır:
Allahümme eslemehû ileyke’l eşihhâu min ehlihî ve veledihî, ve karahetihî ve ihvânihı, ve fâraka men kâne yuhibhu kurbehu, ve haraca min siati’ddünyâ ve’lhayâti ilâ zulmeti’l kabri ve dîkıhi, ve nezele hike ve ente hayru menzûlün bihi, in âkabtehu febizenbin ve in afevte anhü fe ente ehlü’l afvi, ente ğaniyyun an azâbihi, ve hüve fakîrun ilâ rahmetike. Allahümme’şkür hasenetehu, va’ğfir seyyietehu, ve eizhu min azabi’l kabri, ve’cma lehu hirahmetike’l emne min azabike, vekfihi külle hevlin dûne’l cenneti. Allahümme’hlufhu fi tereketihi fi’l ğahirîn, verfa’hu fi illiyyîn, ve ud aleyhi hi fadli rahmetike yâ erhame’rrahimin.
“Allah’ım, bu vefat eden kimseyi ailesi, çocukları, yakınları, kardeşleri ve ona çok düşkün olanlar getirip Sana teslim ettiler. Kendisi ona hep yakın olmayı isteyenlerden şu ânda ayrılmıştır. Dünyanın ve hayatın genişliğinden çıkarak şu küçücük kabrin karanlığına, yalnızlığına ve darlığına girmiştir. Sen’in misafirin olmuştur. Sen misafirlerini en güzel ağırlayan ve kabul eden, en hayırlı olan Zât’sın. Eğer azap edersen mutlaka bir günahı ve suçundan dolayıdır. Şayet onun günahlarından vazgeçer ve bağışlarsan, zaten Sen bağışlamayı çok seversin. Rabbim, Sen ona azap etmekten müstağnisin, istersen azap etmeyebilirsin. O artık Sen’in rahmetine muhtaçtır. Allah’ım onun şimdiye kadar ömrü boyunca yaptığı iyilikleri Sana şükrünün bir karşılığı kabul eyle. Ömrü boyunca yaptığı günahları ve yanlışları affeyle, mağfiret eyle ve kendisini kabir azabından koru. Rahmetin ve merhametin sayesinde ona azap etmekten güvence ver, onu sevindir. Onu Cennet’e gidişin önünde engel olabilecek her türlü korkudan kurtar ya Rabbi. Allah’ım, ondan geride bıraktığı şeylerden ve kimselerden kendisine hayırlı olabilecek halef eyle. Geride bıraktıklarını onun için hayırlı kıl ya Rabbi. Onu en yüce makama çıkar ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allah’ım, fazlın ve ikramınla ona ikramda bulun.”
Bu güzel duayı ölülerimizi mezara indiren kardeşlerimizin mümkün mertebe yapmasında fayda vardır.
