Gıybeti Dinlememenin Önemi

By | 1 Ağustos 2019

“Onlar ki, boş ve anlamsız söz işittikleri zaman ondan, yüz çevirip bizim işlediklerimizin hesabı bize; sizin yapıp ettiklerinizin cezası da size ait derler…” (Kasas, 55)

Onlar ki boş, anlamsız söz ve işlerden yüz çevirirler.” (Mü’minun, 3)

“Bilmediğin şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi tüm yaptıklarından sorumludurlar. Kıyamette sorguya çekilecektir.” (İsra, 36]

“Şimdi mesajlarımız hakkında ileri-geri konuşan, ayetlerimizi alaya alan kimselere rastladığın zaman, bu kimseler başka değişik konulara geçinceye kadar onlar­dan uzak dur. Eğer şeytan sana yapman gerekeni unuttu­rursa, hiç değilse hatırladıktan sonra böyle zalimler top­luluğun içinde yer alma.” (En am, 68]

Ebu’d-Derda -Allah ondan razı olsun-’dan bildirildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyuruyor: “Kim din kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa Allah da kıyamet günü o kimsenin yüzünü cehen­nemden korur.” (Tirmizi, Birr, 20]

Itban ibni Malik -Allah ondan razı olsun-’den, “Allah’ın rahmetini ümit etmek” bölümünde geçen uzun hadisinde şöyle demiştir:

“Evimizde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namaz kıldırdı. Namazdan sonra cemaatten biri Malik ibni Duhşum nerede? dedi. Bir başkası:

“-0, Allah ve Rasûlünü sevmeyen bir münafıktır” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Öyle deme. Görmüyor musun o Allah’ın rızasını dileyerek la ilahe illallah diyor. Allah’ın rızasını dileyerek la ilahe illallah diyen kimseyi Allah cehenneme haram kılmıştır.” buyurdu.

Ka’b ibni Malik -Allah ondan razı olsun-’den tevbe bölü­münde geçen uzun hadisinde şöyle demiştir: Rasûlullah sal­lallahu aleyhi vesellem Tebük’te ashabı arasında otururken, “Ka’b ibni Malik ne yaptı?” diye sormuş, Beni Selime’den bir adam, “Ya Rasulallah, elbiselerine ve endamına bakıp gurur­lanması onu yola çıkmaktan alıkoydu.” demiş. Bunun üzerine Muaz ibni Cebel ona: “Ne fena söz söyledin?” diye çıkışmış ve Peygamberimize dönerek:

“-Ya Rasulallah, biz onun hakkında hep iyi şeyler bili­yoruz” diyerek tezkiye etmesi üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem sükut edip hoş görmüş ve hiçbir şey söyleme­mişti. (Buhari, Megazi 79. Müslim, Tevbe 53)

GIYBETİN MÜBAH OLDUĞU DURUMLAR

Hz. Aişe -Allah ondan razı olsun-‘den rivayete göre bir adam Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’ın yanma girmek üzere izin istedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Kabilesinin ne kötü adamıdır, ama izin verin ona.” buyurdu. (Buhari, Edeb, 38; Müslim, Birr, 73)

Yine Hz. Aişe -Allah ondan razı olsun-’den bildirildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Fa­lan ve filan kimsenin dinimizden bir şey bildiklerini sanmam.” (Buhari, Edeb, 59)

Fatıma binti Kays -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e geldim ve “Ebu’l- Cehm ve Muaviye ibni Ebu Süfyan bana dünürcü oluyorlar (evlenme teklifi ettiler), ne dersiniz?” dedim. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Muaviye malı olmayan fakir biridir. Ebu’l-Cehm ise sopasını omuzundan hiç indir­mez, kadınları çok döver.” buyurdular. (Müslim, Talak 39)

Zeyd ibni Erkam -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’le birlikte Beni Mustalık gazvesine çıkmıştık. Müslümanlar büyük bir yokluk ve sıkıntı içindeydi. Askerler arasında bulunan münafıkların reisi Abdullah ibni Übeyy yandaşlarına, “Allah’ın elçisi yanındakilere sakın bir şey vermeyin ki onu terketsinler. Eğer Medine’ye dönersek güçlü olanlar güçsüz olanları oradan mutlaka çıkarıp atacaktır.” dedi. Ben de gidip bu olayı Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e haber verdim. Peygamber sallallahu aley­hi vesellem Abdullah ibni Übey’e haber gönderip çağırttı ve durumu soruşturdu. O da böyle bir söz söylemediğine dair yemin üzerine yemin etti. Bunun üzerine bazıları, Zeyd peygambere yalan söylemiştir, dediler. Böyle dediklerinden dolayı son derece bunaldığım bu sırada Allah peygamberine benim söylediğimi tasdik eder mahiyette Münafikûn suresini indirdi. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem günahları için istiğfar etmek üzere onları çağırdı, fakat onlar kafa tutup istiğfardan yüz çevirdiler. (Buhari, Tefsiru Sureti’l-Münafıkin, Müslim, Sıfatu’l-Münafikin 1)

Hz. Aişe -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: Ebu Süfyan’ın hanımı Hind, peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e: “Ey Allah’ın Rasulü, Ebu Süfyan çok cimri bir adam. Bana ve çocuğuma yetecek derecede birşey vermiyor. O’nun malından gizli olarak aldıklarımla geçinmekteyim.” diye so­runca, Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Sana ve çocuk­larına yetecek kadarını normal olarak al.” buyurdular.