Cabir -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: “Biz yolculukta tepelere çıktığımızda “Allahü ekber”, vadilere indiğimizde de “Sübhanallah” derdik.” (Buhari, Cihad 132]
İbni Ömer (Allah Onlardan razı olsun] şöyle demiştir: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ve askerleri tepelere çıktıklarında “Allahü ekber”, düzlüklere indiklerinde de “Sübhanallah” diye teşbih ederlerdi.” (Ebu Davud, Cihad 72]
Yine İbni Ömer -Allah onlardan razı olsun- şöyle demiştir: “Peygamber sallallahu aleyhi vesellem hac ve umre’den dönerken her yokuş ve yüksek yere çıktığında üç kere “Allahü ekber” der, sonra: “Allah’tan başka ilah yoktur, onun ortağı yoktur, mülk onundur, hamd ona mahsustur, onun her şeye gücü yeter. Artık dönüyoruz, günahlarımızdan tevbe ederiz, Allah’a ibadet, secde ve hamd ederiz. Allah verdiği sözü yerine getirdi, kuluna yardım etti ve o kudretiyle düşman ordularını hezimete uğratıp perişan etti.” buyuruldu. (Buhari, Cihad 158]
Müslim’in farklı bir rivayetinde; “Büyük ve küçük harblerden veya hac ve umreden döndüğünde,” kaydı yer almaktadır. (Müslim, Hac 428]
Ebu Hüreyre -Allah ondan razı olsun-‘den rivayete göre: “Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e: “Ey Allah’ın elçisi sefere çıkmak istiyorum, bana öğüt ver,” dedi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’de ona: “Allah’tan kork, her yüksek yere çıktığında Allahü ekber de.” buyurdu. Adam gittikten sonra arkasından: “Allahım ona uzakları yakın et ve bu seferi ona kolay kıl.” diye dua etti.” [Tirmizi, Deavat 45)
Ebu Musa el Eş’ari -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: “Biz bir yolculukta Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’le beraberdik. Tepelere çıktıkça “Allahü ekber, la ilahe illallah” diye yüksek sesle tekbir ve tehlil getirdik. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Ey insanlar kendinizi zorlamayınız. Zira siz sağıra ve yanınızda bulunmayan birine dua etmiyorsunuz. Allah daima sizinle beraberdir, işitir ve size sizden daha yakındır.” buyurdu. (Buhari, Cihad 131)
