Yaşlılar Vasiyetlerinin Harfiyen Uygulanmasını İsterler

By | 4 Ağustos 2014

pardesu

 

vasiyet etmekAllah (c.c.) “Sizden birine ölüm gelip çattığında, geriye mal bırakıyorsa anne-babasına ve yakınlarına örfe uygun şekilde vasiyet etmesi farz kılınmıştır. Bu Allah’tan korkanlar üzerine yazılmış bir haktır. Her kim duyduktan sonra bunu değiştirecek olursa bunun günahı değiştirenleredir. Kuşkusuz Allah işiten­dir, bilendir. Her kim vasiyet eden birinin (vasiyet ettiklerinden birine) istemeksi­zin veya kasıtlı olarak meyledeceğinden korkar da onların arasını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Kuşkusuz Allah bağışlayan ve acıyandır. ”

• Abdullah İbn Ömer’den radıyallâhu anh nakledilmiştir: Allah Resûlü sallallâhu aleyhi vesellem “Vasiyet edecek bir malı olan bir müslümanın vasiyeti başucunda olmadan üst üste iki geceyi geçirme hakkı yoktur” buyurmuştur.

• Allah Resûlü’nün sallallâhu aleyhi vesellem kayınbiraderi Cüveyriye bintü’l- Haris’in erkek kardeşi Amr İbnü’l-Haris’ten nakledilmiştir: Allah Resûlü sallallâhu aleyhi vesellem vefat ettiğinde ne dirhem, ne dinar, ne köle, ne cariye, ne de her­hangi bir mal bırakmadı. Geriye bıraktığı tek şey, beyaz katırı, silahı ve sadaka olarak bıraktığı bir tarlaydı.

Açıklama:

Vasiyetin yazılması dünya ve içindekilere bir veda etmektir aslında… Özel­likle yaşlılar vasiyetlerine çok önem verirler. Vasiyetlerine yazacak çok şeyleri vardır. Özellikle de görmek istedikleri şeyleri yazar ve sanki öldükten sonra da olan bitenleri görecekmiş gibi algılarlar. Bu algılayış vasiyetlerinin önemini artı­racaktır kuşkusuz.

Daha hayattayken vasiyetinin uygulandığını ve çok mutlu olacağını hayal edebilir bir yaşlı… Zaten vasiyet bir emanettir ve İslam’a uygun olduğu sürece vasiyetin yerine getirilmesi gerekir.