En-Nezzâl’den, dedi ki: “Ali radıyallâhu anh’a Küfe mescidindeki erRahbe (geniş tahta) kapısı yakınında iken su getirildi. O da o suyu ayakta içerek: Bazı kimseler ayakta su içmekten hoşlanmazlar. Ben ise Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem’i siz benim bu yaptığımı gördüğünüz şekilde yaparken görmüşümdür, dedi.”
Oturarak Su İçmenin Hükmü
• en-Nezzâl b. Sebre’nin, Ali radıyallâhu anh’dan tahdis ettiğine göre, “Ali radıyallâhu anh öğle namazını kıldırdı. Sonra da insanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere Küfe (mescidi)nin genişliğinde oturdu. Nihâyet ikindi namazı vakti girdi. Sonra ona bir su getirildi. O sudan içti, yüzünü ve ellerini yıkadı. Ravi başını ve ayaklarını da zikretti. Sonra ayağa kalkıp, ayakta olduğu halde artanı içti. Sonra da:
Bazı kimseler ayakta su içmeyi hoş görmüyorlar; ama şüphesiz Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem benim bu yaptığım gibi yapmıştır, dedi.
İbn Abbas’tan: “Peygamber -sallallâhu aleyhi vesellem- ayakta olduğu halde Zemzem’den içti, dedi.”
Açıklama:
Bu hadis ayakta olanın su içmesinin caiz oluşuna delil gösterilmiştir. Ancak bu işi açıkça nehyeden birtakım hadisler de bununla teâruz halindedir. Bunlardan birisi Müslim’in, Enes’ten naklettiği: “Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem ayakta su içmeyi kabul etmemiştir” şeklindeki hadisidir. Yine bunun benzeri bir hadis Müslim’de Ebû Said’den “nehyetmiştir” lafzıyla gelmiştir. Buna benzer bir rivâyet de Tirmizi’nin hasen olduğunu belirterek naklettiği el-Cârâd yoluyla gelen hadistir. Müslim’in Ebû Gatafan’dan, onun Ebû Hureyre’den diye gelen yolla “sizden hiçbir kimse ayakta su içmesin, unutarak içen olursa kussun” lafzı ile zikredilmiştir.
Müslim’de, Katade yoluyla Enes’ten gelen rivayet: “Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem adamın ayakta su içmesini nehyetti.
Katade: Biz Enes’e: Ya yemek yemek, diye sorduk. O: O daha ziyade caiz oluşa delildir. Yasak oluşunu ihtiva eden hadisler ise müstehaplığa (oturarak içmenin müstehap oluşuna) ve daha uygun ve kâmil olana teşvik diye yorumlanmalıdır, yahut ayakta içmenin zararlı olması dolayısıyla bunu kabul etmediği, kendisinin ise bu hususta güven altında olması dolayısıyla yaptığı şeklinde de açıklanabilir.
Nevevî de özetle şunları söylemektedir: Bu hadislerin manası, bazı ilim adamları için içinden çıkılamaz bir hal almışür. Hatta bu hususta bâtıl sözler söylemeye kadar gitmişler ve bazılarının zayıf olduğunu ileri sürebilecek kadar cüretkârlık göstermişlerdir. Düşülen hataları yaygınlaştırmanın da açıklanabilir bir tarafı yoktur. Bunun yerine doğru olan zikredilir, hatadan sakındırmak için de onlara işarette bulunulur. Hadislerde içinden çıkılamayacak bir durum olmadığı gibi, aralarında zayıf olanı da yoktur. Aksine doğrusu şudur: Bu hadislerdeki yasak, tenzih hakkında (kaçınmak için) yorumlanır. Ayakta içmek de caiz oluşu devam ettirmek içindir.

