Bir Müslüman, hayâttayken ödemesi gereken ama ödeyemediği borçlarını veya başkasına ait hakları -bu borçlar Allah hakkına taalluk edebileceği gibi kul hakkı da olabilir- ödenmesi veya sahiplerine verilmesi için vasiyette bulunur. Dolayısıyla elinde birisine ait emanet mal bulunan, birisine borcu olup, borcun varlığına dair vesîka bulunmayan kişinin bu emanetlerin sahiplerine verilmesini, borçların ödenmesini vasiyet eder. Aynı şekilde, hac, zekât, oruç gibi ibadetler kendisine farz olduğu halde eda edemeyenler, üzerinde kefaret borcu olanlar hac ve zekâtın edasını, orucun fidyesinin verilmesini, kefaretlerin ödenmesini vasiyet ederler. Çocukların da bu borçları yani anne ve babalarının vasiyetlerini yerine getirmeleri gerekir.
