Ana-babaya edilecek iyilikler şunlardır:
1. İhtiyaçlarını karşılarsın.
2. Onlara sıkıntı veren şeyleri giderirsin.
3. Küçük çocukları idare ettiğin gibi onları da idare edersin.
4. Onlardan bıkmaz, hizmetlerini görmeyi yüksünmezsin.
5. Onların hizmetini görmeyi nafile namaz kılmaya, oruç tutmaya ve Kur’ân okumaya tercih edersin.
6. Namazlarının sonunda onların için bağışlanma dilersin.
7. Onlara yorgun düşecekleri bir iş yüklemezsin.
8. Verdikleri sıkıntıya tahammül edersin.
9. Onların sesini aşan bir sesle konuşmazsın.
10. Dine aykırı olmayan işlerde onlara karşı gelmezsin.
Yani hacca gitmek, beş vakit namaz kılmak, zekât vermek, kefâret ve adak gibi farz olan ibadetleri terk etmeyi istemeleri durumunda onların sözü tutulmaz. Yine zina işlemek, şarap içmek, adam öldürmek, namuslu birine zina iftirası atmak, gasb ve hırsızlık gibi yollarla haksız yere birinin malını almak gibi haram kılınmış olan işlerde de onların sözü tutulmaz. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allâhu Tealâ’ya isyan etmek konusunda hiçbir yaratılmışa itaat etmek yoktur. ”
Allâh (c.c.) da şöyle buyurmuştur:
“Eğer onlar seni hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. ”47
Bu âyet ve hadis, Allâh’a isyan etme anlamı taşıyan bütün konuları kapsamakta olup böyle bir emir tutulmaz. Bu, -Ebû Tâlib’in, Ahmed b. Hanbel’den rivayetinde- “anne-babası tarafından cemaatle namaz kılması yasaklanan kişi” konusunda söylenmiştir. O konuda Ahmed b. Hanbel “Farz olan bir şeyi terk etmeyi istemeleri durumunda anne-babaya itaat edilmez” demiştir.
11. Onlarla yakın ilişkisi olanlarla sen de yakın ilişki kurmalı; onlardan ayrılıp hiç ziyaret etmeyenleri sen de ziyaret etmemeli; hayatta ve ölümde kendi şahsın için sinirlendiğin şeylere onlar için de sinirlenmeksin. Bütün bunlar, onlara iyilik kapsamında yer alır.
12. Yaratılış gereği onlara öfkelenecek olursan onların seni büyüttüklerini, senin için nice geceler uykusuz kaldıklarını, senin üzerine
titrediklerini ve yorulduklarını hatırla ve Allâh’ın “Onlara karşı hep tatlı dilli olasın’“1 buyruğunu düşün.
13. Acıma duygun onlara öfkelenmene engel olamıyorsa bil ki sen yoksun bırakılmış ve Allâh’ın gazabına uğramışsın. Bu nedenle kendini tutamayıp Allâh’in onlar hakkındaki buyruğuna aykın davranırsan öfken dindikten sonra hemen Allâh’a tövbe et.
14. Onlann gönlünü almadan üzerine farz olmayan bir yolculuğa çıkma.
15. Onlann gönlünü almadan, farz-ı ayn olmayan (; yani özellikle senin gitmenin gerekmediği) bir savaşa da gitme.
16. Anne-babanın senin için üzülmesine sebep olma.
Çünkü senden başkalarının bile senin yüzünden onları üzmesi yasaklanmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Anne ile çocuğunu birbirinden ayırana Allâh lanet etsin. ”
17. Bir yiyecek veya içecek elde ettiğinde onları kendine tercih ederek, en güzel yerini onlara ver.
Çünkü onlar, uzunca bir süre seni kendilerine tercih ettiler; kendileri aç kaldılar; ama seni doyurdular; kendileri uyumadılar; ama seni uyuttular.
İnşallah bunlan yerine getirdiğinde hayırlı bir evlat olur, doğruyu bulursun.
