Çocuklarda Yatma Saati Sorunu ?
Çocuklar, ellerinden geldiğince geç yatmayı, anneler ise onları bir an önce yatırmayı isterler. Yatma saatini azap haline getirmemek için, o anların, çocuklarla yakın dostluk kurma fırsatı olduğu bilinmelidir. Okul çağma gelmemiş çocuklar, ana babalarının, kendilerini yatırıp üstlerini örtmelerini beklerler. Ana baba zaman ayırırsa çocuklar, yatma saatini sabırsızlıkla bekler. Çünkü ana baba, o sırada yalnızca kendileriyle beraberdir. Çocuk, korkularını, ümitlerini ve isteklerini büyüğüyle paylaşmayı öğrenecektir. Bu yakın tavır, onları, endişelerinden kurtarıp tatlı bir uykuya götürür.
Büyük çocukların da bazen yatırılıp üstlerinin örtülmelerini beklemeleri yadırganmamalıdır. Bu hâl, çocukça gelse bile alay edilmeden, istekleri yerine getirilmelidir. Ama büyük çocukların yatma vakti, biraz esnek bırakılabilir. “Yatma vakti, sekiz ile dokuz arası; ne zaman yatacağına sen karar ver.” denilebilir. Çocuğun, yattıktan sonraki isteklerini de yerine getirmek gerekir. Ama çocuk, sık sık yanına çağırırsa
“Artık benim de işim var, yatma saatim.” diyerek ikna edilebilir.
Uykuya geçişle ilgili olarak Haluk Yavuzer’in tekliflerini aynen buraya alıyorum:
- Uykuda çocuklar, dış uyarılardan kolaylıkla etkilendiklerinden, çocuk odasının evin en sessiz bölümünde bulunmasına özen gösterin.
- Uyku öncesi güreş, koşmaca gibi’ hareketli oyunlardan, şiddet ve korku filmi izlemesinden kaçının.
- Ana babayla aynı yatağı paylaşan çocuklara yeni uyku düzeni sağlamak için:
- Çocuğu öncelikle uykuya, psikolojik olarak hazırlayın. Televizyonu kapatın.
- Uyku öncesi temizliğini yapmasına fırsat verin (diş fırçalaması, el, yüz, ayak yıkaması gibi.)
- Bir bardak ılık süt veya meyve suyu verin.
- Odasında hafif bir müzik çalın.
- Bu ortam, uyku ile olumlu çağrışımların kurulmasını sağlar. Uykuya geçiş mizanseni olarak her gece tekrarlandığında uykuya şartlanma sağlanmış olur.
- Çocuk, kendi yatağında yatarken ona, birer koltukta oturarak eşlik edin. Söz gelimi baba, gazetesini okurken anne, masal anlatsın ya da günlük olayları konuşsun.
- Uykuya geçişte kulak memesi okşamak, saç ve el tutmak, sarılmak gibi beden temasından kaçının. Aksi hâlde bu, her uykuya geçişte aranan bir alışkanlık hâline gelebilir. Çocuğa, uyuduktan sonra kendi odanıza gideceğinizi söyleyin.
- Çocuğun odasında ve holde loş bir ışık yanabilir. Sizin odanız ve çocuğun odası açık kalabilir.
- Çocuk, gece sizin yanınıza geldiğinde, sabırla yine onu, kendi yatağına götürün. Uyuyuncaya kadar koltukta oturun.
- İstisnai durumlar dışında (anne veya baba ölümü veya boşanmayı izleyen günler gibi) hiçbir zaman ödün vermeyin.
- Çocuğu, uyusun, diye zorlamamalıyız, korkutmamalıyız ve ona baskı yapmamalıyız. Sevgiyle kurulan bir iletişim, uyku problemini ve diğer davranış bozukluklarını önlemede en etkili yoldur.
