Çocuklarda Hastalık ve Tedavi Yöntemleri ?
Doktora veya sağlık memuruna götürülen çocuğa, genellikle hiç acı çekmeyeceği telkin edilir. Çoğu defa da çocuk, söylenenin tersiyle karşılaşır. Böyle durumlarda, çocuğun tepkisi de büyük olur. Sadece bedeni değil, ruhu da incinir. Her zaman için geçerliliğini koruyan “Her söylediğin doğru olmalı.” prensibi, çocukların hastalık durumlarında da işe yarar. Çocuğun yakınları veya sağlıkçıların “Biraz canın yanacak, ama dayanabilirsin; bize yardımcı olursan daha az acı çekersin.” şeklindeki dürüst açıklamaları, çocuğu sakinleştirir. Bu durumda çocuk ağlayabilir; ama acı veren işlemler, ruhunda kalıcı iz bırakmaz. Bu bakımdan, özellikle doktorların, acılı tedavilerden önce çocuklara zaman ayırarak açıklamalarda bulunması ve sorularını cevaplandırması, çocuğun kaygılarını ve gereksiz korkularını azaltır.
İnsanın, sevmese bile yapması gereken işler veya başına gelebilecek bazı acılar vardır. Bu durum, çocuğa yardımcı olunarak anlatılabilir. Bu da kucağa alarak ve oyalayarak daha iyi yapılabilir.
İğne vurulunca çocuk ağlarsa “Daha önce belirttiğimiz gibi canın acıdı; onun için ağlıyorsun değil mi?” şeklinde anlayışlı bir tavırla yardımcı olmak, çocuğu rahatlatır. Şayet çocuk, ağlamamışsa “Maşallah, hayli cesurmuşsun, canın yandığı hâlde ağlamadın.” demek, çok yerinde olur.
Doktorlara götürülecek çocuğu, yarım gün önceden hazırlamak yeterlidir. Çok önceleri söyleyip, ana baba olarak üzüntülü bir havaya girmek, çocuğu da endişeli ve stresli bir duruma sokar.
Çocuğumuz, hastanede yatacaksa ebeveynden birisinin, mümkünse yanında kalması çeşitli bakımlardan faydalı olur.
Ebeveynden birisi, hastaneye yatacaksa saklıca, ansızın evden ayrılanmamalı ; çocuğa, çeşitli yollarla önceden duyurup haber verilmelidir.
