İsrailoğulları da yine Sina çölünde Adak ülke (Arz ı Mev’ud) olan Kenan diyarına doğru yola çıktı.
Nihayet Tür Dağı’nın karşısında durdular. Hz. Musa’ya burada bir nida geldi. Hak Teâlâ kendisine:
— Yâ Musa! diyordu. Yalnız başına Tûr dağı’na çık. Kendin ve İsrailoğulları için faydalı emirlerle haram helâl olan şeylerin yapılması için yanına on iki tane levha al. Bu yolculuk 30 gece sürecektir. Bu otuz gün içinde kavminden uzak kal.
Allah, sonra bu otuz geceyi kırk geceye çıkardı:
«Biz Musa ile otuz gece sözleşmiş, bu vâdeyi on gece daha ekledik. Böylece Allah’ın tayin ettiği vakit, kırk gece oldu.»
Hz. Musa bu İlâhî emir üzerine Tür dağı’na çıkma hazırlıklarına başladı. Yanma İlâhî emirleri yazmak üzere 12 levha aldı. Otuz günlük yiyecek ve içeceğini torbasına yerleştirdi.
Ağabeyi Hârun’a:
— Ey ağabey, dedi. Ey Harun! Kavmim arasında yerine geç. Güzel hareket et. Fesat çıkaranların yolunu tutma.Hz. Musa heybesini omuzladı. Başı iki çatallı asasını eline aldı. Zahmetlerle heykelleşen vücudunu dimdik süre süre Sina çölünün Tür dağına doğru yol almaya başladı.
Harun da İsrailoğullarım çağırıp onlara dedi ki:
— Ey Kavmimiz! MısıFdan herbiriniz bir çok ganimet malı gatir diniz. En güzel süs eşyası elinizdedir bu an! Şimdi hemen büyük bir çukur kazınız. Bu süs eşyasını bir yere getiriniz. Bu çukura gömünüz. Eğer, kardeşim Musa TûFdan döndükten sonra bu eşyanın helâl olduğunu sizlere söylerse, onları gömdüğünüz yerlerden çıkarırsınız. Eğer Musa onları size helâl mal olarak saymazsa hiçbirini kullanmak doğru olmaz.
İsrailoğulları da bir çukur kazdılar. Süs eşyalarını topladılar, çukura gömdüler.
