Ebu Temîme el-Huceymî (radıyallâhu anh’dan rivâyet edilmiştir:
“Bir adam, hanımına:
– ‘Ey bacım!’ diye hitap etmişti. Bunun üzerine Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Bu, senin kız kardeşin midir?’ deyip bunu hoş görmemiş ve bunu yasaklamıştır.”
(Ebu Dâvud, Talak 15-16 (2210)
(Zihar: Bir kimsenin karısına “sen bana anamın sırtı gibisin” diyerek, onu kendisine haram kılması. Zihar, “zehr” kökündendir, kelime anlamı sırt demektir.
İslâm öncesi Arap toplumunda bir adam, karısının herhangi bir davranışına kız¬dığı zaman, ona, “sen bana anamın sırtı gibisin” derdi. Bunun üzerine karısı ona haram olurdu. Fakat bu boşanma sayılmazdı. Aralarındaki aile bağlan kopmasa bile helal kabul edilmezdi. Ancak tam anlamıyla boşanmış da sayılamayacağı için kadın, başka bir yol seçemezdi.
Cahiliyye dönemi toplum yapısı incelendiğinde, kadınların erkekler karşısında yok denecek kadar az imtiyaza sahip oldukları görülmektedir. Hele kocasının sudan sebeplere dayandırarak söylediği, “Sen bana anamın sırtı gibisin” sözüyle karşılaşan kadın, tamamen yalnızlığa terk ediliyordu.
Zihar olayı ilgili Mücadele, 58/1-4 âyetleri nâzil oluncaya kadar, cahiliyye döneminde yaşandığı şekliyle devam etti.
Zihar, cahiliyye döneminde talakın en ağır şekliydi. Çünkü ziharla zevce, ebedi haram olan anne gibi, ebedi haram kılınıyordu. Bu sebeple zihar yapan birisinin zevcesini tekrar alması hiçbir şekilde caiz değildi. İslâm bu hükmü geçersiz kıldı. Yine de kefaret verinceye kadar geçici bir haramlığa sebebiyet verdiğini kabul etti. Cahiliyyet dönemindeki gibi onu kesin bir talak gibi görmedi.
Ulema, ziharın haram olduğunda ittifak etmişlerdir. Bu sebeple zihar yapmak caiz değildir. Üstelik yalan ve iftiradır. Zihar yapan kimse büyük günah işlemiş olur. Eğer kişi zevcesine lisanıyla zihar veya talak yaptığını söylerse, zihar veya talak yapmış olur. Niyeti isterse zihar veya talak yapmak olmasın. Önemli olan niyet değil, zikredilen sözlerdir.
Zihar yapan kimseye, kefaret verinceye kadar zevcesine yaklaşması haramdır. Ve pişman olup zevcesini geri almak isteyenlerin de keffaret vermesi farzdır.
Hanefi, Mâlikî ve Hanbelîlere göre kefaret vermeden evvel her türlü yakınlık (öpmek, sarılmak vb) haramdır.
Zihar keffareti bir köle azad etmektir. Hanefîlere göre kölenin kâfir, müslüman, erkek, kadın, büyük küçük olması önemli değildir. Ancak akıllı ve azalarının tam olması gerekir. Şâfiî ve Malikilere göre, azad edilecek kölenin mü’min olması şarttır.
Eğer köle yok ise, altmış gün aralıksız oruç tutulur. Hastalık ve yaşlılık gibi sebeplerden dolayı oruç tutmayan kimseler ise, altmış fakiri doyururlar.
Fukahanm çoğunluğuna göre zihar yapan kimse, kefaretini vermeden önce zev-cesiyle münasebette bulunursa Allah (Celle Celaluhu)’a isyan etmiş ve günah işlemiş olur. Tevbe ederek, kefaretini verinceye kadar zevcesiyle yeniden temasta bulunamaz. Kefaretinde de artma olmaz
(B.k.z: Yalçın Çetinkaya, “Zihar” maddesi, ŞAMİL İSLAM ANSİKLOPEDİSİ).
Bir kimsenin karısına “hemşire” , “bacı” “gibi hitaplarda bulunması mekruh ol¬duğu gibi, “annem”, “kızım”, “yavrum” gibi hitaplarda bulunması da mekruhtur. Bu gibi hitaplar, boşamak için kullanılan “sen bana kız kardeşim gibi haramsın”, “sen bana annem gibi haramsın” sözlerine benzediği için Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) kişinin bu gibi sözlerle hanımına hitapta bulunmasını yasaklamıştır. Bu şekilde hitap etmenin diğer bir sakıncası da şudur: Bir insanın hanımına bu tür sözlerle hitapta bulunurken zihara niyetlense, zihar yapmış olur. Kefâretini ödemedikçe hanımına yaklaşamaz. Kişinin hanımına, kendine haram sayılan kadınlardan biriymiş gibi yaptığı tüm hitapların hükmü budur.
Alimlerin bir çoğuna göre; bir kimsenin, hanımına saygı niyetiyle bu tür hitaplarda bulunmasının hiç bir sakıncası yoktur. Bu maksatla hanımına; “kızım”, “yavrum” gibi hitaplarda bulunmasıyla zihar yapmış olmaz. Ancak saygı niyeti olmaksızın hanımına bu gibi kelimelerle hitapta bulunmanın hükmü üzerinde alimler ihtilâf etmişlerdir. İmam Ebu Yusuf’a göre saygı maksadı olmaksızın bir kimsenin hanımına bu gibi kelimelerle hitap etmesiyle talak, İmam Muhammed’e göre ise zihar vaki olur. Bundan dolayı Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) mü’minleri hanımlarına bu gibi kelimelerle hitap etmekten men etmiştir. Çünkü Müslümanlar hanımlarına bu tür hitap etmeye alışkanlık neticesinde bir gün zihar yapmaları ve dolayısıyla zarara uğraşmaları veya bu tür sözlerle talaka niyet etmeleri neticesinde nikahlarının bozulacağı korkusuyla Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) onları hanımlarına bu tür hitaplarla bulunmaktan nehyetmiştir.)
