Abdullah ibn Amr ibnu’l-Âs (radıyallâhu anh)’dan rivayet edilmiştir:
“Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve selem):
– ‘Bir kimsenin, anne-babasına sövmesi büyük günahlardandır’ buyurdu. Sahabiler:
– ‘Ey Allah’ın Rasulü! Kişi, anne-babasına söver mi?’ diye sordular. Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Evet, (söver.) Kişi, bir adamın babasına söver, o da onun babasına söver. Kişi, (bir adamın) annesine söver, o da onun annesine söver. (İşte böylece kişi, anne-babasına sövmüş olur)’ buyurdu.”
(Buhârî, Edeb 4; Müslim, İman 146 (90); Ebu Dâvud, Edeb 119-120 (5141); Tirmizî, Birr 4 (1902);
Ahmed b. Hanbel, 2/216)
(Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellemj’in, insanın kendi babasına sövmesinden bahsedince, sahabilerin bunu hayretle karşılayıp: ‘Ey Allah’ın Rasulü! Kişi, anne-babasına söver mi?’ diye sormaktan kendilerini alamamaları, o devirde babaya isyan ve sövme olaylarının İslam cemaati arasında hiç kalmadığından değil, tam tersine cemiyette anne ve babaya saygının hakim olmasındandır. Fakat günümüzde maalesef anne ve babalara dövüp sövmeler, her gün görülen olağan olaylardan olmuştur.
Hadiste; bir kimsenin, anne ve babasına sövmek suretiyle onun aynı şekilde karşılık vermesine sebep olmanın, o kişinin yapmış olduğu bu sövme günahının altına girmeyi gerektireceğini ifade etmektedir. Nitekim bir ayette, “Allah’tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlarda bilmeyerek aşırı gidip Allah’a sövmesinler”
