Aşûre Günü Ve Orucu

By | 20 Kasım 2014

Aşure gününün fazileti“Aşûre günü” Muharrem ayı’nın onuncu günüdür. Aşûre kelimesi Arapça’da ‘on’ manasına gelen ‘aşere’ kelimesiyle aynı köktendir. Bir görüşe göre HakTeâlâ o gün on peygamberine on ihsanda bulunmuştur.”

Bir başka rivayete göre de o gün: “Allah, Ümmet-i Muhammed’e on ikramda bulunduğu için bu güne aşûre günü denilmiştir.”

Tarihte aşûre gününde bir çok önemli hâdise meydana gelmiştir. Bunlardan birkaçı şunlardır:

-Âdem Aleyhisselâm’m tövbesi bugün kabul edilmiştir.
-Yakub Aleyhisselâm, oğlu Yusuf Aleyhisselâm’a bugün kavuş¬muştur.
-Nuh tufanından kurtulanlar bugün karaya ayak basmışlardır.
-Hz. İbrahim, atıldığı ateşten bugün kurtulmuştur.
-Hz. Eyyub, yakalandığı ağır hastalıktan bugün kurtulmuştur.
-Hz. Musa’nın, kavmiyle beraber Kızıl Deniz’i geçmesi, Firavun ve ordusunun denizde boğulması bugünde olmuştur.
Resûlüllah (sav) Medine’ye hicret ettiklerinde Yahudilerin aşûre günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara:
“Bu da nedir, niçin oruç tutuyorsunuz?” diye sordu:

“Bu gün salih bir gündür. Allah, o günde Beni İsrail’i düşmanlarından kurtardı. Hz. Musa o gün oruç tuttu.” dediler. Bunun üzerine Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

“Ben Musa’ya sizden daha lâyığım.” buyurup, o gün oruç tuttu ve müslümanlara da oruç tutmalarını emretti.
Aşûre günü orucu, Ramazan orucu farz kılınana kadar tutuldu. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra ise isteyen aşûre orucunu tuttu, isteyen de tutmadı. Ancak tutanlar da yahudilere muhalefet olsun diye, aşûre orucuna ya bir gün öncesini veya bir gün sonrasını ilave ederek, iki gün peşpeşe oruç tutarlardı.