1. Hüküm bakımından sular kaç kısımdır ve nelerdir?
Hüküm bakımından sular dört kısma ayrılır. Bunlar:
a) Hem temiz, hem de temizleyici olan su. Vasfı ve özellikleri bozulmamış olan mutlak sulardır. Bu su içilir, abdest alınır, temizlikte kullanılır.
b) Hem temiz ve hem de temizleyici olan, fakat vücutta kullanılması mekruh olan sular. Bu da; güneşin etkisiyle ısınmış olan sudur ki, zaruret olmadıkça böyle bir su ile abdest almak mekruhtur.
c) Temiz olduğu halde temizleyici olmayan sular. Bu çeşit sular abdeste, gusülde veya bir necasetin giderilmesinde kullanılmaz. Fakat içmek, yemek gibi işlerde kullanılır.
Bu sular da iki kısımdır;
1. Abdest ve guslün farzında kullanılmış (ve kulleteynden) az olan su. Abdest ve guslün farzından maksat; yıkanması farz olan abdest organlarının veya gusülde tüm vücudun birinci defa yıkanışıdır. Zira farz olan yıkanış bir defadır. İkinci ve üçüncü defa yıkamak ise sünnettir. Bu itibarla ikinci ve üçüncü defalarda kullanılmış olan su, başka bir kaba aktarılırsa müsta’mel (kullanılmış) su sayılmaz. Yani temizleyici hükmünü kaybetmez.
2. Kendisine temiz bir madde karıştırılmış olan sular. Karışım maddesinin sudan ayrılması mümkün olmadığından buna mutlak su denmez. Mesela, mutlak suya çay suya karıştırılırsa suyun rengi değişir bundan ayrılması mümkün olmaz. Böylece bu suya mutlak su denmez ve böylesi sular temizleyici vasfını kaybetmiş olur.
d) Temiz olmayan su: Bu da içine pislik düşen sudur ki, iki kısma ayrılır:
1. Az su: Kulleteyn miktarından az olan sudur. Kulleteyn miktarı yaklaşık; 192 kg. dır. Mikab; küp olarak uzunluğu, eni ve derinliği yaklaşık 65 cm. olan bir kabın hacmidir.
Kulleteynden az olan su necasetin düşmesiyle pis olur. Bu necaset, suyun rengini, kokusunu ve tadını değiştirmeyecek kadar az olsa bile, o su pis sayılır.
2. Çok su: Kulleteyn veya bu miktardan çok olan sudur. Böyle bir su içine sadece necasetin düşmesiyle pislenmez, içine düşen pislik, suyun üç vasfından birini; yani rengi, kokusu ve tadını değiştirirse o su pislenir, yoksa pislenmez.
