1. Gayr-i meşru bir yolla elde ettiği mal elinde bulunan kişi ne yapmalı?
Gayr-i meşru bir yolla başkasından elde etmiş olan ve yaptığından pişmanlık duyan bir kimse; öncelikle o malı sahibi hayatta ise ona iade etmelidir. Sahibi ölmüşse, varislerine iade etmelidir. Varisleri de bulunamazsa, o malı vebalden kurtulmak üzere, sevabını beklemeden tasadduk etmelidir. Ve çok çok tevbe istiğfarda bulunmalıdır.
2. Hasta olmadığı halde rapor alan görevlinin durumu?
Hasta olmadığı halde, kendini hasta gösterip rapor alan bir görevli; yalan söylemek, görevini aksatıp müesseseye zarar vermek, hizmet vermeden hakkı olmayan haram bir ücret almak gibi yanlış davranışlar içinde vebal altına girer. Bu genel kural herkes için bir ölçüdür, amir, memur, din görevlisi vs… Ayrıca bu yanlışlığa vasıta olan, yani o raporu gerekmediği halde veren doktor da aynı şekilde sorumluluk taşır. Zira hayra delalet eden, hayır işleyen gibi olduğu gibi, şerre delalet eden de şer işleyen gibidir.
3. Kadının yabancı bir erkeğin yanında çalışması?
Bir kadının, yabancı bir erkeğin evinde veya işyerinde çalışması İslamm emrettiği şekilde olursa yani birkaç kadın ile birlikte veya açık bir yerde çalışırsa bunda bir beis yoktur. Ama kapalı bir yerde yalnız, yabancı bir erkekle halvet halinde olması haramdır. Yani kadının çalışması değil, halvet halinde olması haramdır. Meşruiyet için bu engelin ortadan kaldırılması gerekir.
4. Muska yazdırıp üzerinde taşımak caiz midir?
Korktuğu şeylerden korunmak üzere, Allah’a sığınarak dua etmek elbette güzeldir. Buna ait ayet ve dua hadislerini yazıp onu taşımakta da dinen bir sakınca yoktur. Ancak bu konuda, istismarcılara dikkat edilmelidir. Zira yazan kişinin, ihlası, ahlakı, İslâmî yaşayışı ve salih kişilerden olması, yazılanın etkisi açısından önemlidir. Ayrıca, muskanın konulacak yere ve taşınmasına da dikkat edilmelidir.
