Bayram, bir neşe ve sevinç günü demektir. Arapçası “Iyd”dir. Bu günlere ‘İyd” dir. denilmesi, bunların birer neşe ve sevinç günü olmaları, hayra yorumlanmaları veya Allah’ın bu günlerde pek çok ihsanlarda bulunması bakımındandır. Ramazan Bayramı (Iyd-i Fıtır) üç gün, Kurban Bayramı (îyd-i Adha) da dört gündür.Kendilerine Cuma Namazı farz olanlara, Cuma Namazının vücub ve eda şartlan içinde, Ramazan ve Kurban Bayramı namazları vacibdir. Yalnız Bayram Namazlarında hutbeler vacib değildir. Bu namazlardan sonra hutbe okunması sünnettir.Bayram Namazlarının ilk vakti, işrak zamanıdır. Güneşin görünüşüne nazaran ufuktan bir veya iki mızrak boyu (12-24 karış) kadar yükselip kerahet vaktinin çıktığı andır. Bu andan itibaren istiva veya zeval vaktine kadar kılınması caizdir.
Bayram Namazları ikişer rekâttır. Cemaatle aşikâre olarak kılınırlar. Ezan ve ikamet yapılmaksızın imam, iki rekât Ramazan veya Kurban Bayramı namazına niyet eder. Cemaat de böyle iki rekât Bayram Namazı kılmak için imama uymaya niyet eder. “Allâhu ekber” diye İftitah Tekbiri alınır, eller bağlanır. Hep birlikte gizlice “Sübhâneke” okunur. Sonra imam yüksek sesle, cemaat de gizlice “Allâhu ekber” diye üç tekbir alırlar. Tekbirlerde eller yukarıya kaldırılıp ondan sonra yanlara salıverilir, her tekbir arasında üç teşbih miktarı durulur. Üçüncü tekbirden sonra eller bağlanır. İmam gizlice “Eûzü-Besmele” çektikten sonra, aşikâre olarak Fatiha Sûresi ile bir miktar daha Kur’an-ı Kerim’den okur. Aşikâre “Allâhu ekber” diyerek bilindiği gibi rükû ve secdelere gider. Cemaat de gizlice tekbir alarak imama uyar. Sonra yine tekbir alınarak ikinci rekâta kalkılır. İmam gizlice “Besmele”den sonra
yine aşikâre olarak Fatiha Sûresi ile bir miktar daha Kur’an okur. Tekrar üç defa eller kaldırılarak birinci rekâtta olduğu gibi üç tekbir alınır. Ondan sonra imam yine aşikâre, cemaat ise gizlice “Allâhu ekber” diye rükûya ve secdelere varırlar. Sonra oturulup gizlice “Tahiyyat, Salli Bârik ve Rabbenâ âtinâ” duaları hep birlikte okunur ve iki tarafa selâm verilerek namaz tamamlanır.
Bu halde Bayram Namazlarının her rekâtında üç fazla tekbir bulunmuş olur ki bunlar da vacibdir…
İmam, Bayram Namazını kıldırdıktan sonra hutbe okumak için minbere çıkar. Cuma’da olduğu gibi iki hutbe okur. Ancak bu Bayram Hutbelerine tekbir ile başlanır. Cemaat de bu tekbirlere hafifçe katılır. Hatip, Ramazan Bayramı hutbesinde cemaate Fıtır Sadakası üzerinde, Kurban Bayramı hutbesinde Kurban ve Teşrik Tekbirleri konusunda bilgi verir…
Bayram Namazının ikinci rekâtına yetişen kimse, imam selâm verdikten sonra birinci rekâtı kaza etmeye kalkınca, önce Besmele ile Fatiha Sûresini ve ilâve edeceği bir sûreyi okur. Sonra gizlice tekbirleri alarak namazı tamamlar…
Bayram Namazına yetişemeyen kimse, kendi başına Bayram Namazı kılamaz. İsterse dört rekât nafile namazı kılar. Bu, bir Kuşluk Namazı yerine geçer, sevabı büyük olur.
Bayram günlerinde erken kalkmak, yıkanmak, misvâk kullanmak, gülyağı ve benzeri hoş koku sürünmek, elbiselerden en güzel ve temizini giymek, yüce Allah’ın nimetlerine şükür için neşe ve sevinç göstermek, karşılaşılan mümin kardeşlere karşı güler yüz göstermek, elden geldiği kadar fazla sadaka vermek, Bayram gecelerini ibadetle geçirmek müstehab ve güzel bulunmuştur.
Ramazan Bayramında, Bayram Namazından önce hurma gibi tatlı bir şey yenilmesi, Kurban Bayramında ise namaz kılınmadıkça bir şey yenil¬memesi müstehabdır…
Bayram günü camiye bir vakar ve sükûn ile gidilir. Ramazan Bayramında namaza giderken gizlice, Kurban Bayramında ise açıkça tekbir alınması ve namazdan sonra da mümkün ise başka bir yoldan eve dönülmesi mendubdur.
Kurban Bayramının birinci gününe “Yevm-i Nahir”, diğer üç gününe de “Eyyam-ı Teşrik” denir.
Kurban Bayramından önceki gün, “Yevm-i Arefe”dir ki, Zilhicce’nin dokuzuncu günüdür. Ramazan Bayramında “Arefe” yoktur. Arefe Gününün Sabah Namazından itibaren Bayramın dördüncü gününün İkindi Namazına kadar yirmi üç vakit farz namazın arkasından bir defa şöyle tekbir alınır ki, bunlara Teşrik Tekbirleri denir:
“Allâhu ekber, Allâhu ekber. Lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Allâhu ekber ve lillâhil- hamd.” (“Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’tan başka tanrı yoktur. Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Hamd O’na mahsustur.”)
Bayram günlerinde müslümanlarm birbirlerini tebrik etmesi, görüşüp musafaha yapması (tokalaşması) ve birbirlerine: “Gaferellâhu lenâ ve leküm Allah bizi ve sizi bağışlasın”, yahut: “Takabbelellâhu Tealâ minnâ ve minküm = Yüce Allah bizden ve sizden kabul buyursun.” şeklinde duada bulunması da mendubdur.
