Tag Archives: krnkrklm1

Mescid-i Nebevi’nin İnşası

   Ebu Eyyüb el-Ensarî (ra)’nin evinin yanında boş bir arsa vardı. Bu arsa sa­tın alınarak üzerine bir mescit yapıldı. Mescidin etrafına da Peygamberimiz (sav) için odalar yapıldı. Mescidin inşaatında müslümanlar gönüllü olarak coşkuyla çalıştılar. Peygamberimiz (sav) de sahabenin çalışmaması yönündeki tüm ısrar­larına rağmen bir işçi gibi çalıştı. Bu mescide, “Mescid-i Nebevi” denir.

Tavafın Sahih Olmasının Şartları

Tavafın Vaktinde Yapılması: Ziyaret tavafına “ifada tavafı” da denir. Ziyaret tavafının vakti Bayramın ilk günü fecr-i sadıktan itibaren başlar. İlk vaktinden itibaren ömrün sonuna kadar yapılabilirse de İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye göre bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar yapılmalıdır. Şafiî mezhebine göre ziyaret tavafının vakti arefe günü gece yarısından itibaren başlar ve bayramın ilk üç… Read More »

Vakfenin Sahih (Geçerli) Olmasının Şartları

* Haccetmek niyetiyle ihramlı olmak. * Vakfeyi, Arafat sınırları içinde ve Arefe günü zeval vaktinden (öğle namazının giriş vakti), bayram sabahı “fecr-i sâdık”a yani tan yeri ağarmasına (sabah namazının giriş vakti) kadarki zaman dilimi içerisinde yapmak. Arafat bölgesinin Mekke tarafındaki sınırı, “Ürene vadisi”dir. Ürene vadisi dışında Arafat bölgesinin her yerinde vakfe yapılabilir. Bu vadi Arafat… Read More »

Akabe Biatları

    Peygamber Efendimiz (sav)’in bütün gayretlerine rağmen Mekkeliler İslâm’a girmemekte direniyor, ona her türlü zorluğu çıkarıyorlardı. Elbette dünya Mekke’den, insanlar da Mekkelilerden ibaret değildi. İslâm’ı Mekke dışında ve değişik insanlara da anlatmak gerekiyordu. Peygamberliğin on birinci yılı, hac mevsiminde Hz. Muhammed (sav) Mekke dışına çıktı. Medine’den gelen altı kişilik bir toplulukla karşılaştı. Onlara İslâm’ı… Read More »

Müşriklerin Boykot Yılları

   Hz. Hamza (ra) ile Hz. Ömer (ra)’in müslüman olmaları ve Müslümanlığın gün geçtikçe yayılması müşrikleri iyice korkuttu. Yeni tedbirler düşünmeye baş­ladılar. Nihayet müslümanlara karşı boykot kararı aldılar. Karar şöyleydi: “Bun­dan sonra, müslümanlarla ve onları koruyanlarla, Muhammed’in akrabası olan Haşimoğulları ile her türlü alâka kesilecek, onlarla hiç kimse görüşmeyecek, alış­veriş etmeyecek ve kız alıp vermeyecektir.”… Read More »

Mekkelilerin Düşmanlık Sebepleri

   1) Nesilden nesile intikal eden anlayışları, inanışları, yanlış da olsa birden terk etmek, yenilikleri kabullenmek kolay değildir. Mekkelıler de uzun süre putlara tapınmışlar ve onları kabullenmişlerdi. İslâmiyet ise putları reddediyor, Allah (cc)’ın bir olduğunu söylüyordu. Bu yeniliği kabullenmekte zorlandılar. 2) Araplarda önder olabilmek için zenginlik ve çok çocuk sahibi olmak gerekiyordu. Oysa Hz. Muhammed… Read More »

Harem Bölgesine İhramsız Girmemek

Her ne maksatla olursa olsun uzaklardan gelip de doğrudan Harem bölgesine, mesela, Mekke’ye gidecek olan afakîlerin, mîkat sınırını geçmeden ihrama girmeleri gerekir. Âfâkî, Mekke’ye mikat sınırları dışından gelen kimse demektir. İhram, bu kutsal bölgeye saygı için vacip kılınmıştır. Bu konuda hac ve umre için gelenler ile ticaret, ziyaret veya tedavi gibi başka maksatlar için gelenler… Read More »

İslam’a Davetin Açıktan Yapılması

   Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) İslâm’ı gizli gizli anlatırken artık teb- ligin açıktan yapılmasını emreden âyetler geldi. Bu âyetlerde Yüce Allah (cc) şöyle buyuruyordu: “Sen, en yakın akrabalarını uyar, mü’minlerden sana uyanlara rahmet ve hidâyet kanatlarını indir. Şayet sana asi olup karşı dururlarsa, onlara: ‘Ben sizin işlediklerinizden tamamen uzağım’ de.” (Şuarâ Sûresi, 26/214-215) “Şimdi sen… Read More »

Telbiye Nasıl Yapılır?

“Allah’ım emrine âmâdeyim, davetine icabet ettim geldim Allahım. Yeter ki Sen emret. Emrine itaat ederek Sana yöneldim Allah’ım, Senin ortağın yoktur. Elbette ki, hamd Sen’in, nimet Senin, mülk de Şenindir. Senin şerikin yoktur.” Telbiyeyi ihrama girerken bir kere söylemek farz, zaman zaman da sesli bir şekilde tekrar etmek ise sünnettir. Kadınlar gerek telbiyede gerekse diğer… Read More »

İslam’dan Önce Arabistan

    İslâmiyet’ten önce Arabistan’da yaşanan döneme “cahiliye dönemi” denir. Bu dönemde cehaletin her türlüsü mevcuttu. Güçlü olanlar zayıf olanları eziyordu. Hakkı elinden alman zayıflar koruya­cak hiçbir merci yoktu. Kadınların durumu içler açışıydı. Hiçbir hakları yoktu, bir eşya gibi alınıp satılabiliyorlardı. Kız çocukları, utanç ve zayıflık vesilesi ola­rak görüldüğünden diri diri toprağa gömülüyorlardı. İnanç bozulmuştu.… Read More »